Mevlana Sözleri
Bu sayfada 843 adet Mevlana söylediği en güzel sözleri okuyabilirsiniz. Okuduğunuz Mevlana Celaleddin-i Rumi alıntılarının beğendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
Bu kısımda Mevlana sözleri ve alıntıları bulunmaktadır. Eğer bu sayfada herhangi bir Mevlana alıntısında hata olduğunu düşünüyorsanız, çekinmeden bizimle irtiabata geçiniz.
Mevlana Sözleri ( 843 adet )
Her kapının bir anahtarı vardır. Ancak önemli olan anahtar değil, kapının ardındakidir. Eğer kapıyı güzel sözle tıklatırsan kapının arkasındaki yol seni hep doğru yere götürür. / Mevlana
Yorulacaksan, zorlanacaksan, şikayetçi olacaksan, keşkelere sığınacaksan, söze ama diye başlayacaksan; girme aşk yoluna. / Mevlana
Hiç görmediğim bir sevinçle; kapına geldim. Kim o de yeter ki; sen kim olmamı istiyorsan o olmaya geldim. / Mevlana
Vefasızlara gitme, onlar birer yıkık köprüdür. Tek kal, bir başına kal ama vefasızlara gitme. / Mevlana
Farz et ki yazdıklarımı anlayabildin. Ya anlayamadıkların? Ya yazıp da sildiklerim? Ya yazamadıklarım? / Mevlana
Şimdi sen; uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için, kendine mi kızgınsın? / Mevlana
Düşündüğünü söyle. Söylediğini yap. Yaptığının arkasında dur. Ama dikkat et, sözünün altında ezilme. / Mevlana
Hayat sana arka arkaya dikenlerini gösteriyorsa sakın üzülme, aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gösterecektir. / Mevlana
Uğraşma boşuna. Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Gördükleri, ancak kendi anladıkları kadarı olacak. / Mevlana
Üzülme! İstediğin bir şey olmuyorsa, ya daha iyisi olacağı için; ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur. / Mevlana
Kötü söyleme, kötü düşünme, kötü teşvik ve telkinde bulunma; ancak o zaman dünyadaki kötülüklerin sana gelmesinden kurtulursun. / Mevlana
Seni iki şey anlatır: Hiçbir şeyin yokken gösterdiğin sabır, her şeyin varken sergilediğin tavır. / Mevlana
Olgun kişilerin kıblesi sabırdır, tahammüldür. Hiddete kapılıp, hiç kimseyi çiğneme ki, seni de kimse çiğnemesin! / Mevlana
Sabret ki, her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki, her şey gönlünce olsun. / Mevlana
Irz ve namustan mahrum olanlar, millet ve vatan hissi taşımazlar; böylelerinden sakınılmalıdır. / Mevlana
Kardeşim sen düşünceden ibaretsin, geriye kalan et ve kemiksin, gül düşünür gülüstan olursun, diken düşünür dikenlik olursun. / Mevlana
Ey rüşvet alan! Sen fil yavrusu yemektesin; düşmanın olan o fil sonunda kökünü kazır, mahveder seni. / Mevlana
Sevgi ve merhamet insanın içinde bir nehirdir, ne kadar güçlü akarsa içinde kötülük tutunamaz. / Mevlana
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, yine de yaşarsın. / Mevlana
Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder. / Mevlana
Dünya ve ahiret, iki kuma gibidir. Birini ne kadar hoşnut edersen, öbürünü o kadar kızdırırsın. / Mevlana
Boğazına düşkün, yemeye alışkın sofiler, köpek gönüllüdürler, fakat kedi gibi yüzlerini yıkarlar, temiz görünürler. / Mevlana
Dünyada tamahsız sofi az bulunur. O sebepten sofi hayli hor, hakirdir. Ancak allah nuruyla doyan ve dilenme zilletinden kurtulmuş olan sofi, bundan müstesnadır. Fakat sofilerin binde biri bu çeşit sofilerdendir. Öbürleri de onun sayesinde yaşarlar. / Mevlana
Bir insan ne kadar güçlü olursa olsun her zaman manevi bir öğretmene muhtaçtır. Alemin dayancı, güvenci olsan gene de yüzümüze muhtaçsın; apaydın sabah kesilsen, gene bir güneşe ihtiyacın var. / Mevlana
Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır; gerçek kahraman odur ki önce kendi nefsini yener. / Mevlana
Sevenle sevileni ayrı varlıklar sanıyordum. Meğer onlar bir imişler. Ben ise biri iki görmüşüm. / Mevlana
Herkes, önce kendi kusurunu görseydi halini ıslah etmekten gaflet eder miydi? Halk kendisinden gafildir. Onun için birbirlerinin kusurunu görürler. / Mevlana
Gözler, perdeleri delip hakikati görmeye başladı mı, bu nur onun nuru olur artık. Bu nura sahip olanlar dışa bakar; ama içi görürler. / Mevlana
Gönlünü hoş tut sen, sabreden erer. Sevenlerin duası her yerde geçer. Mutsuzluk dediğin durmaz gider. Dönecek devrandan şüphen mi var. / Mevlana
Sıkıntılı zamanlarında sakın ümidini kesme; çalış, gayret göster. Göreceksin ki, bir gün güneşli, neşeli günler sizi kucaklayacaktır. Güçlük kolaylıkla beraberdir. Kendine gel. Ümidini kesme. / Mevlana
Duymak, işitmek yetmez; dinle. Öyle dinle ki, ses ve söz önce bilgi'ye sonra hikmete dönüşsün. Koyun kaval dinler gibi değil, ağaç topraktan, yaprak yağmurdan suyu çeker gibi dinle. Kulağın kapağı yok, açman gerekmez; aklını aç, kalbini aç, insafını aç ki / Mevlana
İki alem vardır: ilki varlık alemi, ikincisi mana alemi. Varlık alemi gündüz gibidir, olanı biteni açıkça görürsün, kendini kolayca ele verir. Mana alemi ise gece gibidir, onu bulmak için mutlaka gönül ışığını yakman gerekir. / Mevlana
Süvari ata hükmederse, at süvariyi ahire götürür. At süvariye hükmederse, at süvariyi ahıra götürür. / Mevlana
Aklını başına al da, mekansızlık alemine gel! Bu alemde, her zaman bahar mevsimi hüküm sürmektedir; buradan başka her taraf soğuktur, kıştır! / Mevlana
Sen ki o kutsal kitabın bir nüshasısın, yaratılıştaki sanatın aynasısın. Ne dilersen kendinden dile, kendinde bul. Ne ararsan, işte o sensin sen. / Mevlana
Mineral olarak öldüm, bitki oldum. Ve bitki iken öldüm, hayvan oldum. Hayvan olarak öldüm, insan oldum. Öyleyse ölerek kaybolmaktan neden korkarsınız. Gelecek ölümümde, melekler gibi tüylerim ve kanatlarım olacak ve sizin hayal bile edemeyeceğiniz o olacağım. / Mevlana
Hep odur var olan da, yok olan da. O'dur kaynağı acının da, kıvancın da. Yok görecek göz sende, olsa görürdün; yalnız o var baştan aşağı senin varlığında. / Mevlana
Aşk nasip işidir, hesap işi değil, aşk adayıştır, arayış değil, sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda, aşk seni bulmaya gelir. / Mevlana
Bizim bedenlerimiz birer evdir. Ruhlarımız da o evlerde birer konuk. Ey Allah'ım biz yokuz. Bedenlerimiz de, canlarımız da senin gölgenden ibarettir. Aslında tenlerimizde misafir olan canlarımızın canı da sensin. / Mevlana
Ey gönül! Dikkat et ahir zaman bu; nefsine uyup da surete aldanma! İblisin bile maşallah dediği kullar var. Seveceksen sev; vefa nedir, takva nedir bileni! İçinde cennet saklayan virane kullar var. / Mevlana
Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz, hak'tan mı? Ne boş zahmet! / Mevlana
Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı ki, dünyanın da sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü nedir, bilmemeli! / Mevlana
Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse, güzelliğin kaynağı mevla için bir ömrü feda etmek az bile. / Mevlana
Sabretmek insanın içini açar, gönlünü ferahlandırır. Eğer tamamıyla zorluklara daldınsa, daralıp kaldınsa sabret. Çünkü sabır rahatlığın, genişliğin anahtarıdır. Dileği, isteği sabır elde ettirir. Tohum toprak içinde gizlendiği, zahmetlere katlandığı için bahçe yeşerir, güzelleşir. Gam ve kederin anahtarı sabırdır. Amaca sabırla varılır. Acele ile değil. / Mevlana
Aşkın hikayesini, durmaksızın feryat eden bülbüle değil; sessiz sedasız can veren pervanelere sor. / Mevlana
Bir insan çok güçlü bir duygusal unsur olmaksızın on beş dakikalığına kendinin farkında olamaz. Sizi duygusal yapan bir şey üretmeniz gerekir; bunu da duygusal merkezin yardımı olmadan yapamazsınız. / Mevlana
Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor. Kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan kalbin ölmesidir. / Mevlana
Bizi eşsiz bir sevgiyle yaratanı düşün, hatırla. İçinde biriktirdiğin tüm olumsuz ve bencil duyguları rüzgara bırak. Bırak ki sana ait olmayanları alıp gitsin ve geriye sadece eşsiz olan, sevgi olan sen kal. İşte o zaman bir hoş seda bırakabilirsin bu dünyada. / Mevlana
Hayatın amacı, kendine varmaktır. Oysa herkese yaklaşır, her yere varır, bir tek kendinden uzak kalır insan; her yeri, her şeyi keşfeder ama kendinde kıpırtısız duran okyanuslardan haberi bile olmaz! / Mevlana
Gönül gitmek isterse gidilecek yol bitmez. Göz görmek isterse görülecek yer bitmez. İnsan çekilirse içindeki mağaraya, her yanı karanlık bilir. Her yer ona mağara görünür. İçindeki aydınlığa yürümenin yolu yollara düşmektir. / Mevlana
Duasız üşürmüş yürekler bil. Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin. Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan, sana ummadık kapılar açan. Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan. / Mevlana
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir! Unutma! Bugün hayat veren su, yarın seni bile boğabilir. / Mevlana
Sevenler en sonunda bir yerlerde buluşmazlar. Onlar en başından beri birbirlerinin içindedirler. Bütün mesafeler yürekte başlar. / Mevlana
Ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum! Senden öncesi yoktu seninle var olmuşum sende bütün ümitler, sende bütün özlemler. Beni bende arama, artık ben sen olmuşum! / Mevlana
Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır. / Mevlana
Hadi. Sen şimdi 'su olduğunu' düşün, ve kendini 'su gibi' hisset. Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı. Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu hatırla. Ama yine su gibi 'bir küçük bardağın içine' sığdır ki kendini; girebilmeyi öğren insanların damarlarına. Hayat ver. Vazgeçilmez ol! / Mevlana
İnsanın kalbinde saklı öyle şeyler vardır ki verdikçe çoğalır, bu hazinelerin başında sevgi gelir. İşte bir dostun bir dosta verebileceği hediyelerden bazıları şunlardır ki; gönlü rahatlatacak bir tebessüm, kalbe kuvvet verebilecek bir tatlı söz, morali düzeltecek bir takdir, neşesini yerine getirecek bir şaka, kızgınlığını söndürecek bir hoşgörü, hoşa gidecek bir güzel davranış, Allah'in rahmetini çekecek bir hayır dua. / Mevlana
Ey Gönül! Sevdiğini hiç gitmeyecekmiş gibi seversen, gittiğinde de hep gelecekmiş gibi beklersin. / Mevlana
Öyle bir yerdeyim ki; ne gitmesi mümkün, ne kalması mümkün olan, öylece bir yerdeyim işte. Vazgeçmekle direnmek arasında, akla karanın tam ortasındayım. Kaybetmenin arifesinde, yeni bir hayatın eşiğindeyim. Kalsam canım yanacak, gitsem hayatım! / Mevlana
Eğer daima cennet'te olmak istersen herkesle dost ol; hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma! Fazla bir şey isteme ve kimseden fazla olma! Merhem ve mum gibi ol; iğne gibi olma! Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen. / Mevlana
Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı, ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak. / Mevlana
Aşkın hikayesini, durmaksızın feryat eden bülbüle değil; Sessiz sedasız can veren pervanelere sor. / Mevlana
Aşağılık kötü kişilerin huyu budur: sen ona iyilik ettin mi o sana kötülük eder. İşte nefsini de sabırla bük. Çünkü o alçaktır, kötüdür; ona iyilik etmeye gelmez. Nerede bir gönül varsa, sabırla cilalanır. Sabır sıkıntının anahtarıdır sırrına ermek için gülerek, hoşlanarak onun derdini çek. Cihan gah sabredip gah şükrettikçe, bağlar bahçeler gah giyinir; gah çırılçıplak kalır. Mademki rızkı dağıtan Allah?tır; şikayet imansızlıktır; sabır gerektir. Sabır genişliğe ulaşmanın anahtarıdır. Kedi delikten rızıklanır da onun için delik başında bekler durur. Vay o kuşa ki kanadı büyümeden yücelere uçmaya kalkışır da tehlikeye düşer. Şüphe yok, yavaş iş rahmandan, acele iş ise şeytandandır. Önüne bir lokma atsan, köpek bile köpekliğiyle önce koklar da sonra yer. A ihtiyatlı adam. O burnuyla koklar; biz aklımızla koklarız. Henüz kanadı çıkmayan kuş uçmaya kalkışırsa yırtıcı kedinin lokması olur. Sabret, sabır güçlüklerin, sıkıntıların anahtarıdır. Sabır adamı maksadına çabucak ulaştırır. Sabırlı kuş bütün kuşlardan daha iyi uçar. Şimdilik ayakkabı dikiciliğe razı ol sabret. Yoksa sabretmez isen, yamacı, eskici olur kalırsın. Eskicilerde sabır olsaydı hepsi de öğrenir, yeni ayakkabı diker, ayakkabıcı olurlardı. Sabretme acısını çekmedikçe karşılığında bir hayır ve ödül elde edemezsin. / Mevlana
Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Sonra sağlıklı düşünmenin; kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim. / Mevlana
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta. Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine kapıldım. Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiği fikrine vardım. / Mevlana
Sevmeyi öğrendim. Sonra güvenmeyi. Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu. Sevginin; güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim. / Mevlana
Sevgiden acılar tatlılaşır; sevgi yüzünden bakırlar, altın olur; sevgi yüzünden tortular durulur, arınır; sevgiden dertler şifa bulur; sevgi yüzünden padişah kul kesilir. / Mevlana
Bazı insanların gönül dağarcığı küçüktür, bir testi suyla doyar. Bazılarınınki ise sonsuzdur okyanuslar bile gideremez susuzluğunu. / Mevlana
Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir. / Mevlana
Bu yol senin, ve sadece senin yolun. Başkaları seninle yürüyebilir, ancak senin için yürüyemez. / Mevlana
Neşe, üzüntü, utanç bazı anlık farkındalıklar davetsiz misafirler gibi gelir hepsini buyur et ve ağırla! Evinin eşyalarını vahşice çalıp çırpan bir keder sürüsü bile olsalar her misafire saygıyla davran seni yeni bir mutluluk için temizliyor olabilirler. / Mevlana
İnsan isterse meleklerden üstün yine isterse hayvanlardan aşağı bir yaratık haline gelebilir. / Mevlana
Benim aşktan başka bir arkadaşım yoktu ve olmadı. Ne dünyaya gelmeden önce, ne de daha sonra aşksız yaşadım. Canım içimden bana şöyle sesleniyor: Ey aşk yolunun olgun yolcusu, bana kapıyı aç! / Mevlana
Mal ve para baştaki külah gibidir. Külaha sığınan ise keldir. Kıvırcık ve güzel saçları olan kişiye gelince, külahı giderse ona daha hoş gelir. / Mevlana
Nerede olursan ol, dost ve aşık olmaya çalış. Muhabbet senin mülkün olunca, sonuna kadar, her zaman dost olursun. / Mevlana
Emin olma! Hiç bir konuda emin olma, kendini ayrıcaklı sayma. Konumuna, mevkine, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir. Köpükler nazlı nazlı yükselir ve pat diye son bulurlar. Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol. En iyi bildiğin konularda bile, köşeli düşünme, büyük konuşma. Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül, yahut üç nokta koy, açık bir kapı bırak daima. Ne kadar bilsen de, hiçbir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma, tevazudan şaşma. Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden! / Mevlana
Herkes ile dost geçin, hiç kimseye kin tutma, herkese tevazu göster. Zira alçak gönüllü olmak asıl sultanlıktır. / Mevlana
Herkes ile dost geçin, hiç kimseye kin tutma, herkese tevazu göster. Zira alçak gönüllü olmak asıl sultanlıktır. / Mevlana
Ne vakte kadar testinin şekli, biçimi ile, üstündeki nakışlarla oyalanıp duracaksın? Testinin şeklini, nakşını bırak da içindeki suyu ara. / Mevlana
Ey Can! Ve bir gün zaman, akan nehir gibi alır götürür üstümüzden çamuru. Elekte kalan altın gibi kalırız; yalnız ama kıymetli. / Mevlana
Adam ol da, başkalarına tabi olma. Yürü kendi yolunu kendin seç. Mürşid bulmak arzusuyla şaşırıp kalma. / Mevlana
Dost dediğin; Sevinci çarpmalı, üzüntüyü bölmeli, geçmişi çıkarmalı, yarını toplamalı, kalbinin derinliklerinde ihtiyacı hesaplamalı ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı. / Mevlana
Ey gönül! Madem aşka düştün, sus! Gerçek aşkın başrol oyuncusudur sükut! Sen kelamlarını çek ki geri, aşkta mertebeye eresin! Dile getirdiğin kadar yanarsın, bir gönlündeki acı yakar, bir de dile düşüşün yaralar! Bırak gözlerinden anlasın yar, bırak yaradan gönlündeki aşk ile seni katına alsın. Bilmese de yar, biliyor ya yaradan! Aşka sus. Sus ki; aşka eresin! / Mevlana
Sen ki o kutsal kitabın bir nüshasısın, yaratılıştaki sanatın aynasısın. Ne dilersen kendinden dile, kendinde bul. Ne ararsan, işte o sensin sen. / Mevlana
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin, bugün dudağında bir başka tat var, boyunda bir başka yücelik. Bugün kırmızı gülün bir başka daldan. Bakarsın bugün sever bu yürek, yarın sevilir bakarsın. Yüreğimin önünde başka yarınlar var. / Mevlana
Kuyu dibinde kaldım diye kırılma, belki oradan bile bir kapı açılır. Yusuf kuyudan sultan oldu unutma! / Mevlana
Karaktersizlere, samimiyetsizlere arkadaş olursan seni helak ederler. Vaktiyle bir kurbağa fareye arkadaş oldu. Fare kurbağaya, 'kardeş sesin içimi ferahlatır, ama çok az suyun dışına çıkıyorsun. Seni saatlerce bekliyorum. Gel anlaşalım, senin ayağından benim ayağıma ip bağlayalım. Senin sesini duymak istediğimde ben ipi çekerim, sen gelirsin.' Dedi. Bir gün fareyi karga gördü ve kaptığı gibi havaya kaldırdı. İpe bağlı kurbağanın da sonu oldu bu. / Mevlana
Yeşilliklerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıldan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir. / Mevlana
Git gözlerini kapa ki bütün gönlün göz olsun. O zaman gönül gözüyle sana başka bir cihan, başka bir dünya görünecektir. Eğer sen, kendini görmekten, kendini beğenmekten kurtulursan, bütün yaptığın işler beğenilecektir. / Mevlana
Sevgiden acılar tatlılaşır;
Sevgi yüzünden bakırlar, altın olur;
Sevgi yüzünden tortular durulur, arınır;
Sevgiden dertler şifa bulur;
Sevgi yüzünden padişah kul kesilir. / Mevlana
Sevgi yüzünden bakırlar, altın olur;
Sevgi yüzünden tortular durulur, arınır;
Sevgiden dertler şifa bulur;
Sevgi yüzünden padişah kul kesilir. / Mevlana
Sen bir kudretle doğdun.
Sen faziletle ve tevekkülle doğdun.
Sen ideallerle ve düşlerle doğdun.
Sen asaletle doğdun.
Sen kanatlarla doğdun.
Sen dalkavukluk etmek için doğmadın.
O yüzden sakın buna kalkışma.
Senin kanatların var.
Bunları kullanmayı ve uçmayı öğren. / Mevlana
Sen faziletle ve tevekkülle doğdun.
Sen ideallerle ve düşlerle doğdun.
Sen asaletle doğdun.
Sen kanatlarla doğdun.
Sen dalkavukluk etmek için doğmadın.
O yüzden sakın buna kalkışma.
Senin kanatların var.
Bunları kullanmayı ve uçmayı öğren. / Mevlana
Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak'tan mı? Ne boş zahmet! / Mevlana
Hristiyan değilim ne de musevi, ne müslüman ne de hindu, Budist, sufi ne de zen. Hiç bir dine ait değilim. Hiçbir din ya da kültür düzenine ait değilim. Ne doğu, ne batıdan geldim, ne deniz, ne de yerden çıktım. Ne tabii, ne havai, ne de çeşitli maddelerden oluştum. Ben yokum. Ne bu dünyada varım, ne de öteki dünyada. Ne Ademden, ne Havva'dan, ne de başka bir başlangıç masalından çıktım. Yerim yersiz, izim izsiz. Ne vücut ne de ruhum. Sevgiliye aitim. İki dünyayı bir gördüm, Bir onu çağırdım, bir onu bildim. Önce, sonda, dışta, içte, Sadece o, nefes alan, Ve nefes veren insanım. / Mevlana
Bizim mezhebimizde aşkın karşılığı fedakarlıktır. Ve yüreğimize girenin akıbeti, ahirdir. Ebed'dir! / Mevlana
İnsanın asıl gıdası Allah'ın nurudur. Ona aşırı ten gıdası vermek layık değildir. İnsanın asıl gıdası, ilahi aşk ve ilahi akıldır. / Mevlana
Yoksul kişi, cömertliğin aynasıdır. Sakın aynaya karşı gönül kırıcı sözler söyleyerek o aynayı buğulandırma! / Mevlana
Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır; gerçek kahraman odur ki önce kendi nefsini yener. / Mevlana
Madem ki duyuyor düşünüyor, seziyorsun. Büyük hakikati bulmak için gönlünü ve idrakini yoracaksın. Duyduklarını ve bulduklarını söyleyeceksin. Sen söylemezsen, ruhunun vasıl olduğu sırları, şiirlere, sazlara, semalara söyleteceksin. Bütün bunları dahi söylenemeyecek ölçüde büyük sırlara erdiğin zaman ise. İşte o zaman susacaksın! / Mevlana
Ey hakikati arayan kişi, dünya; içi kof çürümüş bir ceviz gibidir. Onu pek denemeye, imtihana kalkışma. Onu uzaktan seyret. / Mevlana
Kalp sırrına erenler neler yapar, bilir misin? Kızmazlar, küsmezler. Kırmazlar, kırılmazlar. Her şeyde bir güzellik bulurlar. Hiçbir şeyi insanoğlundan bilmezler. Rabbinden bilirler! Her şeyi ondan umup, beklerler. Ve, susarlar. Susarak konuşurlar. / Mevlana
Sevdik sustuk. Yandık sustuk. Üzüldük sustuk. Yalnız kaldık yine sustuk. Tek bir şey konuşturdu bizi. O'na (c.c.) sığındık. / Mevlana
Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır, zira her iş onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mümine hastır, başkasına değil: ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır. / Mevlana
Senin canın içinde bir can var, o canı ara! Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara! A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara; Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara. / Mevlana
Yola rehbersiz giren, iki günlük yolu yüzlerce yıl gider; üstadsız meslek edinen , şehir ve kasabaların maskarası olur. / Mevlana
Asla sevgiliden ümit kesme. Umut sığınma yolunun başlangıcıdır. O yolda değilsen bile, En azından yolun başında bekle, yanlış yaptım diyorsun. Musa'nın asasını hatırla, yılana dönüşerek Firavun`un büyücülerinin zırhlarını yemişti. Doğru yolu bulduğunda geçmişinin tüm yanlışlarını yiyecektir. / Mevlana
Diyorlar ya korkar mısın ölmekten? İnsan hiç korkar mı yaşadığı yalan bir ömürden sonra yaşayacağı tek gerçekten. / Mevlana
Sevenle sevileni ayrı varlıklar sanıyordum.. Meğer onlar birimişler ; Bense biri, iki görmüşüm... / Mevlana
Günün adamı olmaya çalışma, hakikatin adamı olmaya çalış. Çünkü gün değişir, hakikat değişmez. / Mevlana
Çaresizlik Allah'tan gelen en güzel işarettir. Duanın vaktinin geldiği gösterir. Süzülüyorsa gözünden yaşlar, hüzünlüyse güzel yüzün, Rabbin seni özlemiş, sesini duymak istemiş demektir. / Mevlana
Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters. / Mevlana
Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim; yere düşen edebinize takılmamak. / Mevlana
Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla. / Mevlana
Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır. / Mevlana
Sen bana kendi gözünle bakma, benim gözümle bak da biri iki görme! Bana, bir an olsun benim gözümle bak da varlıktan öte bir meydan gör! / Mevlana
Üstünün dostu ol ki üstün olasın. Kendine gel be hey azgın, mağluplarla dost olma! Münkirin delili ancak ve ancak şudur: Ben şu görünen yurttan başka bir şey görmüyorum! Hiç düşünmez ki nerede görünen bir şey varsa o, gizli hikmetleri haber vermededir. Her görünen şeyin faydası, faydanın ilaçlarla gizli oluşu gibi o şeyin içinde gizlidir. / Mevlana
Yol kesenler olmadıkça, lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça, sabırlılar, gerçek erler, yoksulları doyuranlar nasıl belirir, anlaşılır? / Mevlana
Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur. / Mevlana
Nefsin ejderhadır. Öldü sanma, uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar hemen. Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır. / Mevlana
Yaşadığın dünyaya bak; Yüce Tanrı, hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş? Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi tercih edesin? / Mevlana
Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak. / Mevlana
Sarılmayı bilirmisin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilirmisin aşık olmayı? Bölünebilirmisin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilirmisin? Gerçekten sevebilirmisin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma; ya çok seversin bir kere, yada hiç sevmezsin. / Mevlana
Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra. / Mevlana
Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an tövbemi bozar. Arada kalmış bîçareyim. İyi ki Senin kapın var. / Mevlana
Her Yerde Olmak Gibi Bir Duan Varsa, Gönüllere Gir; Çünkü Sevenler, Sevdiklerini Gönüllerinde Taşırlar. / Mevlana
Hiçbir ölü öldüğüne hayıflanmaz, sadece azığının azlığına hayıflanır. Ölen kuyudan ovaya çıkmış demektir. / Mevlana
Allah'ın defineleri yıkık gönüldedir. Yıkık yerlerde pek çok defineler gömülüdür. Kırılmış, iki yüz parça olmuş gönülü yapmak, Allah'a Hac'tan da yeğdir, Umre'den de. / Mevlana
Güzelliğin bir damlası olan LEYLA için uykuyu haram etmek çok değilse, Güzelliğin kaynağı MEVLA için bir ömrü feda etmek az bile. / Mevlana
Misafirsin bu hanede ey gönül, Umduğunla değil bulduğunla gül, Hane sahibi ne derse o olur, Ne kimseye sitem eyle, Ne üzül. / Mevlana
Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak. Diyor ve ekliyor. / Mevlana
Sen, canının içinde Kur'an nurunu istiyorsan, şunu bil ki, oruç bütün Kur'an'ın tertemiz nurunun sırrıdır. / Mevlana
Tutalım ki Ali'den Zülfikâr sana miras kaldı. Sende Ali kolu ve kalbi yoksa Zülfikar neye yarar ki? / Mevlana
Aşk vadisinde, hiçbir nişane, hiçbir iz yoksa üzülmemeli; çünkü, Hakk'ın lûtfuyla bazen umutsuzluktan bile umutlar doğar. Ey gönül, sakın umutsuzluğa düşme! Allah'tan umudunu kesme ki, bazen can bahçesinde, sögüt ağacının dalı bile hurma verir. / Mevlana
Bir şeyden kaçacaksan yılandan, akrepten, arslandan, kaplandan kaçma da, bedenden kaynağını alan nefsanî isteklerden, heveslerden kaç! Çünkü başımıza gelen bütün belalar, çektiğimiz bütün zahmetler, meşakkatler boş ve olmayacak heveslerden meydana gelir. / Mevlana
Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz. / Mevlana
Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur. / Mevlana
Bakın! Toplumsal bunalımların, kavga ve dövüş ortamının tek ve en güçlü doğuş sebebi sevgi eksikliğidir. Bunun en doğru tedavi yolu ise SEVGİYİ aramak, yaşamak, uygulamaktır. Hoşgörülü olursanız seversiniz. Sevilirsiniz. Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız. / Mevlana
Gönül, dert ile yandı; derdimi paylaşacak bir dost yok. Çok yer gezdim hüznümü azaltacak bir kişi yok. 'Ben yarinim' diyen çok amma gerçekte vefalı bir yar yok. / Mevlana
Gözünün gördüğünü gönlünün gördüğüne değişirsen EYVALLAH. Gönlünün gördüğünü gözünün gördüğüne değişirsen EYVAH EYVAH. / Mevlana
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla. / Mevlana
Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte akarsu gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol. / Mevlana
Sen yerde olanlara merhamet et ki, gökte olanlr da sana merhamet etsin Senden aşağı olana acı ki, senden üstün olan da sana acısın. / Mevlana
Define yıkık yerlere saklanır. Sakın ola fakir ve dertlilerin kalbini kırma, ahlarını alma. / Mevlana
Ten midesi insanı samanlığa çeker, gönül midesi reyhana çeker. Ot ve arpa yiyen kurban olur, Allah nuru ile nurlanan Kuran olur. Senin yarın pislik, yarın da misktir. Kuran'la miskini artır. / Mevlana
Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz, şarap altın tasa konmakla helal olmaz. / Mevlana
Ey sahura kalkan, sahur yemeği yiyen kişi! Az konuş, hatta sus! Sus da orucu anlayanlar, oruçtan söz etsinler. / Mevlana
Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol. / Mevlana
Şöhret afettir; şöhret peşinde koşmak iyi tanınmak için uğraşmak insanlığa yakışmaz. Eğer sen hakikati aşk incisini arıyorsan görünüşten kurtulman denize dalman derinliklere inmen gerek! Yoksa şöhret gösteriş deniz kıyısına düşen köpüktür! / Mevlana
Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor. / Mevlana
Cenab-ı Hakk kâfir için necis dedi. Fakat dikkat et ki; kâfirlerin dışı pis değildir. O pislik onların din ve ahlakındadır. / Mevlana
Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir. / Mevlana
Biz Sözlerimizi Artık Satırlara Değil Sadr'ımıza Yazdık. Kalbinizin Gözü Varsa Okur, Kulağı varsa Duyar, Dili Varsa Konuşursunuz. / Mevlana
Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki? / Mevlana
Öyle bir 'Yâr' sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni. / Mevlana
Hoşlanmadığına tahammül sabır değildir. Sevdiğine kavuşamayacağını bilsende, kavuşacakmışcasına gayret etmendir. Bırak, sabır sana sabretsinki acıyı bal eylesin. / Mevlana
Sen böyle güzelken bana söz düşmez. Bakma böyle yazılar yazdığıma, ben aslında Oku! emrine amade SENİ okuyorum sevgili. / Mevlana
Aşk nasip işidir, hesap işi değil! Aşk adayıştır, arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda, aşk seni bulmaya gelir! / Mevlana
Hz. Mevlanaya; Neden hep yak takımı ve kötü insanlarla berabersin, neden onları kendine mürid olarak kabul ediyorsun, diyenlere verdiği cevap şudur; İyilerle herkes iyi olur maarifet kötülerle iyi olabilmek! / Mevlana
Ey AŞIK! Hani özlem çekiyorsun ya sevgiliye. Bil ki sevgilidendir özlemin özü. Odur asıl sana özlem duyan. Çünkü o tutuşturmayınca alevi, kimsede olmaz ateş. Ve AŞK ateşi önce sevilene, ondan sonra sevene düşer. / Mevlana
Eğer tamamıyla zorluklara daldınsa, daralıp kaldınsa, sabret; çünkü sabır genişliğin anahtarıdır. / Mevlana
Kim benliğinden kurtulursa bütün benlikler onun olur. Kendisine dost olmayan herkese dost kesilir. Nakışsız ayna olur, tüm nakışlar onda seyredilir. / Mevlana
Başarı bir seyahattir, hedef değil. Mutluluk, gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil. Yolun sonunda olsa, ona varıldığında yol bitmiş ve vakit de geçmiş olurdu. Mutlu olmanın zamanı ise bugündür, yarın değil. / Mevlana
Bil ki. Domuzların önüne elmaslar serilmez, mücevherden ancak sarraflar anlar başkası bilmez, ne fark eder ki kör insan için elmas da bir cam da, sana bakan kör ise kendini camdan sanma. / Mevlana
Kalp bir bahçe gibidir. Onda mutlaka birşeyler bitecektir. O halde güzel şeyler ekin ki güzel şeyler bitsin! / Mevlana
İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin. / Mevlana
Vesveseli düşüncelerden sakın. İnsanın kalbi, sazlık ve orman gibidir. Orada aslan gibi de, yaban eşeği gibi de fikirler bulunur. / Mevlana
Bir gün kızsan bana, alsan başını yüzbin yıllık yere gitsen dönüp kavuşacağın yer benim, demedim mi. / Mevlana
Nefsinle savaşa girişince; Ben orucu öyle ucuza satmam!' diye kendini yere at, ellerini çırp, ayaklarını vur, diret! / Mevlana
İnsanlar, uğrunda çaba gösterdikleri her şeye ulaşırlar. Ey bahtlı kişi! Kuru duayı bırak. Ağaç mı istiyorsun, tohum ekmelisin. / Mevlana
Eğer, şehvetin ve nefsin hevesine kapılır gidersen, Ben sana haber vereyim ki, eli boş, nasipsiz gideceksin! / Mevlana
Akıp giden zaman içinde bir kafesteyim, Her türlü amelde çok ahesteyim, Kabrim. beni bekliyorken dünyalık hevesteyim, Uyandır artık Ya Rab! belki son nefesteyim. / Mevlana
Aklın güzelliği dil ile, dilin güzelliği söz ile, kişinin güzelliği yüz ile, yüzün güzelliği göz ile belli olur! / Mevlana
Ele geçen şeyin tadı, tuzu, değeri, oraya varmak için çekilen yol zahmeti kadardır. Çölün tozunu yutmayan, dilini dudağını çöl güneşinde çatlatmayan zemzemin lezzetini bilemez. Ömür boyu hayalini kurmayan Kabenin kadrini tartamaz. O halde önce yan ki su seni kandırsın, Acık ki ekmek damağında bir lezzet bıraksın. Özle ki bulduğunda gerçekten bulmuş olasın. / Mevlana
Biri buğday elde etmek için ekin ekerse sonunda saman da elde eder. Fakat saman ekersen buğday elde edemezsin ki! / Mevlana
Hiçbir yere sığmadı Aşkın. Gönlüme sığdı yalnız. Şimdi gönlüme de sığmıyor. Gözlerimden sızıyor; / Mevlana
Sen değerinle ve düşüncenle, iki âleme de bedelsin, ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun. / Mevlana
Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil! Çünkü o; 'her şeyin fiyatını bilir, değerini değil. / Mevlana
Üç şey seçildi cennetten: Kelimler, aşk, annelik duygusu. Kelimeleri Adem aldı, annelik duygusu Havvaya kaldı; ama aşk çok ağırdı. / Mevlana
O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin. / Mevlana
İstediğin kadar inançlıyım de namaz kıl, sadaka ver. Umut verip, güven aşılayıp da yarıyolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin. / Mevlana
Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel. / Mevlana
Hüzün dalgası çarptıysa bir insanın yüreğine; ya Mevla'sını özlemiştir, ya da Mevla'sı onu. / Mevlana
karşılık DÜNYA'yı verseler kabul eder misin? Etmezsin. Peki gözü verene neden secde etmezsin! / Mevlana
İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar!diye niye küçümserler ki; Kalp pekmi büyük incirden'Bakın bakalım insan neler çekiyor, incir çekirdeği kadar kalbe düşenden. / Mevlana
Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki, sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin. Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki, aradığın ancak sensin sen! / Mevlana
Mevlana'ya sorarlar o kadar yazarsın, o kadar okursun ne bilirsin? diye. Mevlana şu yanıtı verir; Haddimi bilirim! / Mevlana
Kimi insan yaşadığı zorlukları bahane edip Allah'tan uzaklaşır, Kimi insan da yaşadığı zorlukları vesile edip Allah'a yakınlaşır. / Mevlana
Eden kendisine eder. Yapan bulur ve çeker. Unutma ki; Kazanmak koca bir ömür ister, Kaybetmek içinse bir anlık gaflet yeter. / Mevlana
Dostun sana düşmanlık eder, haset ve kinini dışarı vurursa senden yüz çevirdi diye feryat etme. Kendini ahmak ve bilgisiz hale düşürme. Allah'a şükret, yoksullara ekmek ver ki onun çuvalında eskimedin, yıpranmadın. Ebedi dostun Allah'tır. / Mevlana
Yazık ki akşam oldu biz yine yalnız kaldık. Bir kıyısı görünmez denize daldık. Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede. Allah'ın denizinde Allah'tan uzak kaldık. / Mevlana
Mecnun değilim dost; lakin çağırırsan çöllere gelirim. Sana yalan halde gelmem, toplarım özümü yalın halde gelirim. Kapıyı çaldığında 'kim o?' dersen; ben olmam kapında sen olur gelirim. Sen gel de yeter ki, yola yük olmam, yol olur gelirim. / Mevlana
Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek isteyen cam'a bakar, özünü görmek isteyen can'a bakar. / Mevlana
Gönlüne belalar geldikçe gülerek karşıla. Şükrü ve sabrı öğreniyorsun, korkma rıza makamı yakın sana. / Mevlana
Din düşmanlarının başına kılınç ol, kurt gibilere ateş saç; çünkü onlar, Yusuf düşmanıdırlar. / Mevlana
İnsanları tanımak için tüm gücünüzü verin ama tüm sevginizi vermeyin. Onları tanımaya başladıkça verdiğiniz sevgiye acıyacaksnız. / Mevlana
Yorulacaksan zorlanacaksan şikayatçi olacaksan keşkelere sıgınacaksan söze ama diye başlayacaksan girme AŞK yoluna Aşk yolunda U dönüşü yoktur! Aşk Derki sana: Yolumdaysan başım feda yoluna ama bil ki senin de başını isterim yoluma! Kahir KApris gelecekse senden amenna! Ama ayagına diken batarsa yolumda ah edip vahlanma! Aşk Bilek Gücü Degil Yürek. Yüregin Yetmişki Düşmüşsün Bu Yollara. / Mevlana
Ey insanoğlu! Bazen ağlıyorsun, gözyaşı döküyorsun, bazen de altın sevdasına kapılıyor, toprak eliyor, altın kırıntıları arıyorsun! Fakat düşünmüyorsun ki, sen, altın madenisin, değerli bir kimyasın! / Mevlana
Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere. gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? 'Sevmenin demesi' olmaz. Unutma, ya çok seversin bir kere, ya da hiç sevmezsin. / Mevlana
O kadar çok koşmayın, o kadar çok yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur. / Mevlana
AŞK; Bilmektir Ey Sevgili! Bir Tek Yârı Bilmek, Onu Candan Daha AZİZ Bilmektir. Ondan Gayrı Bildiklerinin Hiçbir Şey Olduğunu, Dünyanın Onunla Mana Bulduğunu Bilmektir. Onun Selamı ile Gelen BELA Olsa EYVALLAH Diyebilmektir. / Mevlana
Filozofların felsefesi, insanoğlunun zan ve şüphesini artırır. İslam'ın hikmeti ise, insanı yücelere ulaştırır. / Mevlana
İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır. / Mevlana
Her insanın evveli suretten ibarettir. Ondan sonra can gelir ki can, manevi güzellik, ahlak güzelliğidir. Her meyvenin evveli suretten başka nedir ki? Ondan sonra lezzet gelir ki lezzet, meyvenin manasıdır. / Mevlana
Dünyada mevcut bütün canlar, sana karşı canlıktan çıkıyorlar, beden oluyorlar. Halbuki sen, cansın, canlar canısın, cansız beden ne işe yarar? Ben çok eskiden, sana gönül vermiştim. Gel, ey sevgili gel de şimdi sana canımı da vereyim! / Mevlana
Üzülme der Mevlana ve devam eder; Bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki. kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, Kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz. Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır! / Mevlana
Tenini besleyip geliştirmeye bakma, çünkü o sonunda toprağa verilecek bir kurbandır. Sen gönlünü beslemeye bak! Yücelere gidecek, şereflenecek odur. / Mevlana
Eden kendisine eder; yapan bulur ve çeker. Unutma, kazanmak koca bir ömür ister. Kaybetmeye ise anlık gaflet yeter. / Mevlana
Bütün kâinat birbirine sevgi ile bağlanmış. Sevgini vermesini öğren. Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış. Sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış. / Mevlana
Seviyorum seni. Bana bunun için nasihat neye yarar? Zehir içmişim ben. Bana şeker ne eder? Benim icin: Onun ayagına zincir vurdunuz! diyorlar; Divane olan gönlümdür, ayağıma zincir vurmak niye? / Mevlana
Duydum Ki Gıybetimi Yapmışsın, Yüzüme SöyLemekten Kacmışsın! Benim Gibi bir Acizden Korkmuş ALLAH'tan Korkmamışsın. / Mevlana
Yılan insanın sadece canını alır. Kötü arkadaş cehenneme sürer de ebedi hayatını mahveder. / Mevlana
Gel Git'lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?. 'Hüzün olgunlaştırır'. 'Kaybetmek sabrı öğretir'. / Mevlana
Duydum ki kapıma gelmiş, tokmak olmadığı için kapıya vurmadan geri dönmüşsün. Bilmez misin, kalp kapısının tokmağa ihtiyacı yoktur; o ancak içeriden açılır. / Mevlana
Bir gün kızsan bana, alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi? / Mevlana
Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini şaşırmayasın! / Mevlana
Aşk, kimseye niyazı ve ihtiyacı olmayan Allah'ın vasıflarındandır. Ondan başkasına âşık olmak, geçici bir hevestir. / Mevlana
İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar; Herkeste kusur görür, kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan, o sana öyle bakar. / Mevlana
Keser Gibi Olma; Hep Bana, Hep Bana. Rende Gibi Olma; Hep Sana, Hep Sana. Testere Gibi Ol; Hem Sana, Hem Bana. / Mevlana
Büyük Allah'tan bizler niye terbiye isteriz? Çünkü terbiyesizler, Allah'ın lütfundan mahrumdurlar. Terbiyesiz, yalnız kendine kötülük etmez, bütün utanç ve erdem ufuklarını ateşler. / Mevlana
Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır; ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. / Mevlana
Sen verdikçe dost görünen çok olur. İste de gör, hepsi yok olur. Sen kendine yetmeyi öğren, tüm dünyanın malına gönlün tok olur. / Mevlana
Gel, gel yine her neysen, Kimsen yine gel; kâfirsen, Ateş ve put seversen yine gel; Girmez ki, umutsuzluk dergâhımıza. / Mevlana
Kısmet Etmiş ise Mevla; El getirir, Yel Getirir, Sel Getirir. Kısmet Etmez ise Mevla; El Götürür, Yel Götürür, Sel Götürür. / Mevlana
Hem gam çağında, hem esenlik çağında Allah'a dayanmadan, tümden ona teslim olmadan başka her şey düzendir, tuzaktır. / Mevlana
Çalınan her kapı hemen açılsaydı, ümidin, sabrın ve isteğin derecesi anlaşılmazdı. Bir kelebek avcısı bile çalıların yırttığı ayaklarla koşmak zorundaysa, hayatın anlamını eliyle koymuş gibi bulmak kimin harcı? / Mevlana
İnanan kişi, işlerini Allah emretti diye yapar. İnanmayan ise, mücadele ve gösteriş olsun diye yapar. Böyle inatçı kişilerin başlarına toprak saç. / Mevlana
Bırakacağın eli hiç tutma, Tutacağın eli ise hiç bırakma. Sahte sevgilere gül olmaktansa, gerçek sevgilere diken ol! / Mevlana
Aklını Başına Al Da, Fanî Olan Bu Dünya Zindanında Kimseden Vefa Arama! Bu Dünyanın Vefası Bile Vefasızdır. / Mevlana
Her aşkın bir hasreti var; Her hasretin bir çilesi. Çilem çekilmez değil amma bir de çektireni var. / Mevlana
Sırrını kötülerden gizlemen, şaşılacak bir şey değil; şaşılacak şey kendinden de saklaman, kendinden de gizlemendir. / Mevlana
Nerede su olursa, orada yeşillik olur. Gözyaşı Hakk'ın rahmetine vesiledir. Nemli gözle bostan kuyusu dolabı gibi inle ki, can meydanın yeşersin, orada bahar olsun. Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir. / Mevlana
Allah'ım sen kimi dertle hasta etmek dilersen ona ağlayış kapısını kapatırsın. Kimi de beladan kurtarmak dilersen gönlüne sızlanma ve ağlayış verirsin. / Mevlana
Aklım kalbime;' İman nedir?' diye sordu:Kalbim ise aklımın kulağına eğilerek; 'İman edeptir.' dedi. / Mevlana
Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki; ha bir altın çalmışsın ha bir iğne. / Mevlana
Uzakta Olsan da Yanımda OLmalısın Daima; Unutma Gerçek Aşk Sevdiğini Anınca Yanmak. Yandıkca Sevdireni Anmaktır. / Mevlana
Herkesin bir derdi var; Her derdin bir acısı. Acılarım katlanılmaz değil ama, bir de tuz basanı var. / Mevlana
Geçer dediklerimi gecirdim Biter dediklerimi bitirdim! Nefret ettiklerimi sildim,. silkindim yeter dedim! Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana! Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz! / Mevlana
Gönül kazanmak istiyorsan, sevgi tohumu ek. Cenneti kazanmak istiyorsan, yollara diken serpmekten vazgeç! / Mevlana
Bir adamın birçok hüner, fen, bilgi sahibi olduğuna bakma! Verdiği sözde duruyor mu? Vefası var mı? Asıl ona bak! Hakla ettiği sözleşmeyi yerine getiriyorsa, insanlara verdiği sözde duruyorsa, vefâlıysa onu istediğin kadar öv! Onun iyi vasıflarını bir bir say! O, senin övgünden, saydığın meziyetlerden daha üstün bir kişidir. / Mevlana
Dildeşinden ayrı düşen yüz türlü nağmesi bile olsa, dilsizdir. Gül solup da mevsim geçince bülbülden nağme duyamazsın. / Mevlana
Gönlü ışık yakmayı, aydınlanmayı öğrenen kişiyi, güneş bile yakamaz. Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen benliğini yakıver! / Mevlana
Aslında farkındayım, hayatımdaki sahte varlıkların. İstesem bir anda temizlemesini de bilirim. Ama, bunca sahteliğin benim samimiyetime ihtiyacı var. / Mevlana
Bakmakla görmek, aşık olmakla sevmek arasındaki fark? Diye sormuslar Mevlana'ya. Cevaplamış; Senin baktığına herkes bakıyor; ama ya görebildiğini herkes görebiliyor mu? Herkes aşık olabiliyor; ama herkes senin gibi sevebiliyor mu? Aralarındaki tek fark sensin.Seni özel kılan görebildiğini ve sevebildiğini bilmektir. / Mevlana
Diyorsun ki; ben sana gönlümü verdim. İyi de gönül dediğin nedir ki ey sevgili? Ben sana hiç gönlümü verir miyim? Çünkü gönül dediğin toprağa girince toz olur, toprak olur. Ben sana ruhumu veririm. Çünkü ruhum sende sonsuzluk olur. / Mevlana
Küllî sevdâ dururken, cüz'î sevdâyı neyleyim. Aç gözlülüğümü bağışla RABBİM, ben Sevdana Tâlibim! / Mevlana
Ben bir balığım, aşk ise daldığım bir derya. Aşktan gözlerim yaşlı olsa da o derya gözyaşımı nerden bilir. Başımı o denizden çıkarayım desem, balığım ya; Nefesim Kesilir. / Mevlana
Sevgilim, belki vefa ve merhametin coşar da, kapıyı açarsın; 'Orada, ne bekliyorsun kalk, içeri gir!' diye seslenirsin ümidiyle ben senin kapında oturmuş bekliyorum. / Mevlana
Bize Gözün Değil, Gönlün Gördüğü Yürek Gerek. Düşlerdeki Tabir Değil, Gerçeğe Vuslat Gerek. / Mevlana
İnsanlar ağaçlardan ders almalıdırlar. Onlar; ne üzerlerinde barınan kuşların, ne gölgelerinde yatan insanların, ne de verdikleri yemişlerin hesabını tutarlar. / Mevlana
Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese? / Mevlana
Susmalıyım belkide! Kefenleyip tüm kelimeleri, cümleleri, öylece mısraları gömmeliyim. Ne sahibim bu yerde! nede kiracı! Sadece bir ömürlük misafirim ben. Yüregimiz kıymet bilene emanet. / Mevlana
Ey Gönül! Sen sen ol, kimsenin gönlünü yıkma. Dikenin ucuna çıkta, Edep çizgisinden çıkma! / Mevlana
Yaşlanmaktan kork, gençliğinin kıymetini bilememişsen. Unutulmaktan kork, arkanda iyi bir eser bırakamamışsan. Ölmekten kork, ölmeden önce ölmeyi becerememişsen. / Mevlana
Susmak degil söylemekti emelim. Razıyım sükunete lakin 'Kelime-i Şehadet' ten sonra gelsin ecelim! / Mevlana
Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok. / Mevlana
Aldırma söylenenlere: Varsın, görenler seni bir ot sansın. Sen gül ol da, uğruna ötmeyen bülbül utansın. / Mevlana
Üzülme, taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz. Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır. / Mevlana
Fani Aşk Yoktur, Aşkların Hepsi Baki Olanadır. Tek Fark Şudur Ki; Kimi Sanatı Görür, Kimi Sanatçıyı. / Mevlana
Yüce Mevlam. Bana öyle bir insani sevdirki. O insanın kalbinde ilk sen olasın! Ve Ben o insanın Kalbinde Seni bulayım! / Mevlana
Ay doğmuyorsa yüzüne güneş vurmuyorsa pencerene, Kabahati; ne güneşte ne de ay da ara. Gözlerindeki perdeyi arala. / Mevlana
Her yağmur damlası bir yeşil yaratmak içindir. Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük. / Mevlana
Bazı alimlerin Allah'ı ispat etmeye çalışmalarına şaşıyorum. Allah'ın varlığı sabittir, sen kulluğunu ispat etmeye çalış! / Mevlana
Gülene neden gülüyorsun diye sorulmaz, ama ağlayana neden ağladığı sorulur. Sende dualarında ağla ki, Rabbin sebebini sorsun. / Mevlana
Sık sık verilen aynı öğütten sıkılma. Çünkü bir çiviyi çakabilmek için defalarca vurmak gerekir. / Mevlana
Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü. / Mevlana
Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır. / Mevlana
Ey arkadaş, sufi, bulunduğu vaktin oğludur. Bu iş yarın olsun yarına kalsın demek, tarikat anlayışına uymaz. / Mevlana
Bak bil ki domuzların önüne inciler serilmez Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez Ne fark eder ki kör insan için elmas da bir camda Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan SANMA. / Mevlana
Eğer birgün çok büyük bir derdin olursa; Rabbine dönüp 'Büyük bir derdim var' deme. Derdine dönüp 'Büyük bir Rabbim var' de! / Mevlana
Sabret Can; üzülme sevmeyen gitsin. Niçin ağlarsın? Dua et Rabbim seni terketmesin. İşte O terkederse gerçekten bitersin! / Mevlana
Dünyada en büyük musibet, cahilin ilim davasında bulunması, o davanın da cahillerce doğru zannolunmasıdır. İnsan bilmediğini açıkça itiraf edecek olursa, hem vebal altına girmekten kurtulur, hem de hulus-u her hayırlı iş ve ameli Allah rızasını niyet ederek yapmak niyyeti dolayisiyle Allah'ın ilham ve talimine mazhar olur. / Mevlana
Önemli Olan Seni Tamamlayacak Ruhu Bulmandır. Her Peygamberin Verdiği Öğüt Aynıdır: Sana Ayna Olacak İnsanı Bul. / Mevlana
Akılsız, yüzü güzele; Akıllı, gönlü güzele tâlip olur. Zaman yüz güzelliğini tüketir ama gönül güzelliğini artırır. / Mevlana
Can konağını aramadaysan, cansın; bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin, bir damla su arıyorsan susun, zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşıksın, Gönlün neye kapılmışsa O'sun sen. Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir. / Mevlana
İnsan büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır. / Mevlana
Ey Gözyaşı! Mademki, Gözümün Kapısından Çıktın, Gidiyorsun, Bari Sevgilinin Kapısına Git de, Başını ONUN Eşiğine Koy! / Mevlana
Akıllılar önceden ağlarlar; bilgisizlerse işin sonunda başlarını vururlar. İşin başında sonunu gör de ceza gününde pişman olma. / Mevlana
Namusun önemini öğrendim evde. Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim. / Mevlana
Ne yüzünde göz izi, ne de yüzlerde göz izin olsun. Hâyâ denen ulvi servet, en güzel çeyizin olsun! / Mevlana
Mevlanaya sormuşlar sevgili nasıl olmalı diye. Sevilecek biri olmadığı zamanl. arda bile seni sevmeli. Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı. DAYANILMAZ OLDUĞUN ZAMANLARDA BİLE SANA DAYANMALI. / Mevlana
Eğer, şehvetten vazgeçersen, bu dünyaya niçin geldiğini ve nereye gideceğini apaçık görürsün. / Mevlana
Nice alimler vardır ki, hakiki bilgiden, hakiki irfandan nasipleri yoktur. Bunlar, bilgi hafızıdır; bilgi sevgilisi değil. / Mevlana
Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak. / Mevlana
Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor. Kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan, kalbin ölmesidir. / Mevlana
Ey Can! Edep nedir diye arar sorarsan eğer, bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül gösterebilmektir! / Mevlana
Kötü huy kılavuzun oldukça mutlu olacağım sanma! Sen sabaha kadar gaflet uykusundasın, ömürse kısadır. Korkarım ki, sen bu uykudan uyanınca gündüz olur. / Mevlana
Açlığa sabredersin adı 'ORUÇ' olur. Acıya sabredersin adı 'METANET' olur. İnsanlara sabredersin adı 'HOŞGÖRÜ' olur. Dileğe sabredersin adı 'DUA'olur. Duygulara sabredersin adı 'GÖZYAŞI' olur. Özleme sabredersin adı 'HASRET' olur. Sevgiye sabredersin adı 'AŞK' olur. / Mevlana
Sevgini vermesini öğren. Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış. Sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış. / Mevlana
Rüzgar ateş için neyse, ayrılık da aşk için odur. Eğer aşk küçükse söndürür, büyükse daha da kuvvetlendirir. / Mevlana
Sevdiğini mertçe seven kişi, pervane gibi özler ateşi. Sevip de yanmaktan korkanın, 'masal anlatmaktır' bütün işi. / Mevlana
Can ve gönül de yani kalpte hakikat coşkunluklarını kaldıracak takat, kulakta da bunu işitecek istidad yoksa, ben kime ne söyleyeyim? / Mevlana
Gözlerinin gördüğünü yüreğinin gördüğüne değişiyorsan eyvallah! Yüreğinin gördüğünü gözlerinin gördüğüne değişiyorsan eyvah, eyvah! / Mevlana
Ey Gönül! Bir sürü dostlarının yanında, elbet ki düşmanların da olacak; Ama imtihan ya bu, onca düşmanın var iken seni dostun vuracak. / Mevlana
Sen benim gönlümde oldukça Yemen'de de olsan benim yanımdasın. Eğer sen benim gönlümde değilsen yanımda da olsan Yemen'de sayılırsın. / Mevlana
Sarhoş, cinayeti yapar da sonra 'özrüm vardı, kendimde değildim'der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana, onu sen çağırdın. / Mevlana
Ümitsizlik diyarına gitme, umutlar var. Karanlığa kapılma, güneşler var. Gönül, seni gönül ehlinin diyarına çağırır; ten ise seni su ve çamur hapsine çeker. Aklını kullan. Gönlüne kulak ver. Bir gönül ehline var. Ondan gönül gıdasını al. Onunla gönlünü gıda / Mevlana
Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki, sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin. Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki, aradığın ancak sensin sen. / Mevlana
İranlı Bir Şair diyorki; Aşk'a Uçarsan Kanadın Yanar. Bunun Üzerine Mevlana diyorki; Aşk'a Uçmazsan Kanat Neye Yarar? / Mevlana
Unutma, Sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir. Çünkü tohum, toprağa gizlenirse yeşerir. / Mevlana
Dünya hayatı bir rüyadan ibarettir. Dünyada servet sahibi olmak rüyada define bulmaya benzer. Dünya malı nesilden nesile aktarılır ama hep dünyada kalır. / Mevlana
Allah için ateşe atılmak vardır. Lakin ateşe atılmadan önce kendinde İbrahimlik olup olmadığını araştır. Çünkü ateş, seni değil, İbrahimleri tanır ve yakmaz! / Mevlana
Yaydan fırlayan ok gibidir ağzından çıkan bir söz. Ve hiç geri dönmüş değildir atıldıktan sonra bir ok. / Mevlana
Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma. Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır. / Mevlana
Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyorsunuz? Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz? / Mevlana
Haydi. Sen şimdi su olduğunu düşün ve kendini su gibi hisset. Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı Su gibi yaşam kaynağı ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu anımsa. Ama yine su gibi küçük bir bardağın içine sığdır ki kendini insanların damarlarına girebilmeyi öğren. Yaşam ver. Vazgeçilmez ol! / Mevlana
Gönül; bir gün olur, Seni gönlünü alana ulaştırır. Can; bir gün olur, Seni sevgiliye ulaştırır. Sen de derdin eteğini elden bırakma, Çünkü o dert, bir gün olur, Sen'i dermana ulaştırır. / Mevlana
Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığını kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer. / Mevlana
Çalış çabala da nura ulaş. Pekmez içinde ne kaynatılırsa pekmez lezzeti alır. Havuç, elma, ayva, ceviz pekmezde kaynasa pekmez tadı alır. Bilgi nura karışırsa inatçı ve kötü kişiler bile bilgiden nur bulurlar. / Mevlana
Ne kadar zengin olursan ol, ancak belirli bir miktar para yersin. Denize testiyi daldırırsan, bir testi kadar su alır, gerisi kalır. / Mevlana
Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın. / Mevlana
Dünya pazarının sermayesi altındır. Öte alemin sermayesi ise; aşk ve daim nemli iki göz. Gönlüm bağdır, gözüm bulut. Bulut ağladı mı bağ yeşerir. Mum gibi yaş dök ki gönül evin aydınlansın. / Mevlana
Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun. Kusuru örtmeyi marifet edin! İşte o zaman kusursuz olursun. / Mevlana
Nefsinin istediğini yapıp da bir de 'inşallah' demek Allah'la alay etmektir. Kimi kandırıyorsun? / Mevlana
Dıştaki ateş suyla söner. Şehvet ateşi, parladıkça parlar; adamın yüzünün suyunu yerlere döker. / Mevlana
Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım. / Mevlana
Üzülme! Bil ki yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma; yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar. / Mevlana
Ey gönül! Ne tuhaf değil mi? Bir ömür, şah damarından daha yakın bir Sevgiliyi aramakla geçiyor. / Mevlana
Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörülülükte deniz gibi ol. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. / Mevlana
Denizin dibinde incilerle taşlar karışık olarak bulunurlar, övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunurlar. / Mevlana
Daha ne kadar ihtiyaçlar içinde çırpınan canı düşüneceksin? Ne vakte kadar sıkıntılarla, kavgalarla dolu dünya için tasalanıp duracaksın? Dünyanın senden alabileceği ancak bu bedendir; sen böceklere yem olacak bu et yığınını bir çöplük say da, bu kadar düşüncelere dalma. / Mevlana
Diyorsunki; Ben sana gönlümü verdim. İyi de gönül dediğin nedir ki ey sevgilim? Ben sana hiç gönlümü verirmiyim! Çünkü gönül dediğin toprağa girince toz olur, toprak olur. Ben sana ruhumu veririm. Çünkü ruhum sende sonsuzluk olur! / Mevlana
Kötü yaradılışli kişi Allaha yalvarmasın diye Allah ona dert keder vermez. Unutma firavunun başı bir kez bile ağrımadı! / Mevlana
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim Gece esen ve suçsuzların ahına karışan Yüz rüzgarı olmak isterdim. / Mevlana
Bir katre olma, kendini deniz haline getir Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin. / Mevlana
O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme. / Mevlana
Gelin bağa yeşiller kuşanan doğayı görün. Her köşede bir çiçek dükkanı açan doğayı görün. Güller gülerek sesleniyor bülbüllere: Susun, susarak doğayı görün. / Mevlana
her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir. / Mevlana
Mevlanaya sormuşlar sevgili nasıl olmalı diye. Sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı. / Mevlana
Çocukluğunda oyun, Gençliğinde sarhoşluk, İhtiyarlığında tembellik, Ne zaman? ALLAH'a kulluk edeceksin. / Mevlana
Oruç anasının güzel yüzünü seyret! Onun lütuf sütünü em! Onun yurdunu yurt edin! Orucun kapısında otur! / Mevlana
Ulaşamayacağını bile bile neden O'nu arıyorsun? derler. Bende derim ki; Ölecegimi bile bile neden yaşıyorsam, o yüzden. / Mevlana
Söküklerini dik sözlerinin, dilini kalbine yanaştır; dilinle söylediğini kalbinlede söyle. Kalbinden geçmeyeni diline değdirme. / Mevlana
Biz dile söze bakmayız. Gönüle hale bakarız. Edep bilenler başkadır, canı, ruhu yanmış aşıklar başka. / Mevlana
Ya da yazık GÜZELLİK' Mevla'nın lütfudur. NUR'un yansımasıdır. 'EDEP' ise kişinin GÖNÜL aynasıdır. ! / Mevlana
Oruçlunun gülüşü, oruçsuzun secdedeki halinden iyidir. Çünkü oruç, o Rahman'ın sofrasına oturtacaktır. / Mevlana
Ben Aşıklığı senin kemalinden öğrendim. Beyit ve gazel söylemeyi cemalinden öğrendim. Gönül perdesinde hayalin raksetmede; Ben en güzel raksı senin hayalinden öğrendim. / Mevlana
Ne gönlümün derdini sor bana, Ne sararan yüzümü sor bana, Ne içimin ateşini sor bana, Gel gözünle gör, gel artık. / Mevlana
Dayan be gönlüm! Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında 'Kimsesizler kimsesi' var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var. / Mevlana
Gözünüzü açıp Kur'ân'a bakınız. Allah kelâmı olan kur'an'ın tüm ayetleri edep öğretmektedir. / Mevlana
Yüzde Israr Etme Doksan da Olur, İnsan Dediğinde Noksan da Olur, Sakın Büyüklenme Elde Neler Var, Bir Ben Varım Deme, Yoksan da Olur. / Mevlana
Sukunetim asaletimdendir. Her lâfa verilecek bir cevabım var. Lâkin; Bir bakarım lâf lâf mı diye, bir de bakarım söyleyen adam mı diye. / Mevlana
Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir. / Mevlana
Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Şaşılacak olan odur ki bu kuzu, kurda gönül bağlamış, aşık olmuştur. / Mevlana
Fakirim Diye Ne Üzülürsün! Aklın Başında ve Desteksiz Ayakta Durabiliyorsan, En Zengin Kul Sensin; Bilmez misin. / Mevlana
İki alem vardır: İlki varlık alemi, ikincisi manâ alemi. Varlık alemi gündüz gibidir, olanı biteni açıkça görürsün, kendini kolayca ele verir. Manâ alemi ise gece gibidir, onu bulmak için mutlaka gönül ışığını yakman gerekir. / Mevlana
Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır. / Mevlana
Kışın yüzü soğuktur ama şefkâtlidir. Yaz gülümser ama yakar, kavurur. Darlık geldi mi onda genişlik görmeye bak. / Mevlana
Dost istersen ALLAH yeter yar istersen MUHAMMED yeter delil istersen KURAN yeter. huzur istersen NAMAZ yeter zenginlik istersen KANAAT yeter düşman istersen NEFSİN yeter şeref istersen İSLAM yeter öğüt istersen ÖLÜM yeter! / Mevlana
aşka yanmalı can dediğin. ya canan olmalı; ya da canını almalı 'yar 'diyemezsin ki herkese; içindeki yaran olmalı. herkesin de bir yüreği vardır amma yürek dediğin bir başka yanmalı! / Mevlana
Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. Kibiri Bırak Alçak gönüllü ol! / Mevlana
Diyorsun ki âşık oldum; yalan! Aşk ile yanmadan gelme kapıma. Diyorsun ki yanıyorum; tamam ama, kül olmadan gelme kapıma! / Mevlana
İnsanlarla dost ol. Çünkü kervan ne kadar kalabalık ve halkı çok olursa yol kesenlerin beli o kadar kırılır. / Mevlana
Bir defa kalp kırmak; Kâbe' yi alt üst etmekten daha kötüdür!Zira kâbe' yi Hz. İbrahim inşa etmiş, gönlü; Allah yaratmıştır. / Mevlana
Kimi zıddı ile bir araya koyarsan onu ölüm azabına atmış olursun. Ruh, doğan kuşudur, ten ise kuzgun. Kuzgun leşlere, doğan saraylara layıktır. Kuzgunla yaşamak, doğana eziyettir. / Mevlana
Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar. Ama unutma ki, rengarenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar. / Mevlana
Yine düşüncelerLe boğulmaktayım. Yine kararsızlıklardayım. Kim iyi Kim Kötü hâLa bulamamaktayım. / Mevlana
Canım tenimde oldukça Kur'ân'ın kölesiyim. Ben Hakk'ın seçkin peygamberi Muhammed'in yolunun toprağıyım. Her kim bundan başka benden bir söz naklederse, ona çok üzülür ve o sözden de çok üzüntü duyarım. / Mevlana
Sen anılması güzel olan söz ol. Çünkü insan, kendisi hakkında söylenilen güzel sözlerden ibarettir. / Mevlana
İnsanlar, güller arasında dikenler bulunduğundan şikayet edeceklerine, dikenler arasında güller yaratıldığına şükretmelidir. / Mevlana
Asalet; Boyda Değil, Soyda İncelik; Belde Değil, Dilde Doğruluk; Sözde Değil, Özde Güzellik; Yüzde Değil, Yürekte Olur! / Mevlana
Herkes dışını süslerken, sen içini, kalbini süsle. Herkes başkasının ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarınla meşgul ol! / Mevlana
Kardeşim sen düşünceden ibaretsin, Geriye kalan et ve kemiksin, Gül düşünür gülüstan olursun, Diken düşünür dikenlik olursun. / Mevlana
Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır. Gerçek kahraman odur ki önce kendi nefsini yener. / Mevlana
Suskunluk yaranın kanamasıdır. Suskunluk dününü öldürmenin yasıdır. Suskunluk İnsanım diyenlerin sahteliğine lal kalınmasıdır. / Mevlana
Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir. / Mevlana
Lisanı ağızda olanı değil; Lisanı gönülde olanlara Yâr Et Bizi. Tebessümü simasında olanı değil; Tebessümü gönülde olanlar kat bizi. Aşkı tende sananı değil; Aşkı ruhunda Cân bilenlere arat bizi. / Mevlana
Aşk'a yakalanan derman istemez. Aşk aman vermez, bir kere aşk'a yakalanan bir daha onun pençesinden kurtulamaz: Ey aman bilmez aşk; senin elinden el aman, el aman! / Mevlana
Bencillik, gözüne takılmış ayna gibidir. O gözler nereye bakarsa baksın kendinden başka birini görmez. / Mevlana
Her Canlının Ölümü Tadacağını, Ama Sadece Bazılarının Hayatı Tadacağını Öğrendim. Ben Dostlarımı Ne Kalbimle Ne de Aklımla Severim. Olur ya Kalp Durur Akıl Unutur Ben Dostlarımı Ruhumla Severim. O ne durur, ne de unutur. / Mevlana
Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder hem kendini. Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi, emin olmadığın sevgiye de teslim etme kendini. / Mevlana
Düşüncen konuşmana, Konuşman hareketine, Hareketin kaderine yansır, Güzel düşün. güzel yaşa! / Mevlana
Kendi körlüğünü tedavi etmeye çalış, yoksa alem hep O'dur, fakat O'nu görecek göz olmalıdır. / Mevlana
Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına, ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş. / Mevlana
Gönlünü hoş tut sen Sabreden erer, Sevenlerin duası heryerde geçer, Mutsuzluk dediğin durmaz gider, Dönecek devrandan şüphenmi var. / Mevlana
Üzülme! Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, ne mutlu sana! Elinde olmayanları söyleme bana. Elinde olanlardan bahset can! Geceler hep kimsesiz mi geçecek? Gidenler dönmeyecek mi? Yitirdiğin; bir bakarsın yağmurlu bir gecede Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış. Bil ki güzellikler de var bu hayatta. Gel Git'lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin? Hüzün olgunlaştırır, Kaybetmek sabrı öğretir. / Mevlana
İstiyorsan HAKK'a varmayı, meslek edin gönül almayı. Bırak saraylarda mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin. / Mevlana
Sükut eyledim,'kahrı var' dediler. Biraz söyledim,'zehri var' dediler. Sustum, 'kahrından susuyor' dediler. Biraz konuştum, 'zehrini kusuyor' dediler. / Mevlana
Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini. Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil. / Mevlana
Irz ve namustan mahrum olanlar, millet ve vatan hissi taşımazlar; böylelerinden sakınılmalıdır. / Mevlana
Bir bakarsın altınla aldatırlar beni o. Bir bakarsın şanla şerefle aldatır beni. Oysa altın falan istemiş değilim ondan, Şanla şerefe hele çoktan boş vermişim. / Mevlana
Gönlüm dilime dargın, dilim gönlüme. Gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime, Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme. / Mevlana
Sen ki hayrı şerri bilmezsin. Önce kendini sına sonra da başkalarını. Kendini sınadığında zaten başkalarını sınamaktan vazgeçersin! / Mevlana
Eğer Rabbim seni bana yazmışsa, Benden kaçışın yok! Lakin kader seni benden almışsa, Ağlamaya lüzum yok. / Mevlana
Söz vermek bir mana ise Sözü Tutmak binbir mana! Herkes söz vermesini bilir ama Şeref' yürekli olana. / Mevlana
Ey gönül! Bu yolda kervanla beraber yürü! Yapayalnız bu yola düşme! Çünkü hadiselere gebe olan zaman, kim bilir ne fitneler doğurur. Dediğim gibi gidersen zahmetsizce gidersin. Hakk'ın emânında olarak yol alırsın. / Mevlana
Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder. / Mevlana
Geminin yüzmesi için suya ihtiyaç vardır! Ama su geminin içine girerse onu batırır! Gemi için su ne ise mümin için dünya o dur! / Mevlana
Hayatının gidişi, Hz. Muhammed'in sünnetinden sapmasın. Onu bırakma! Aklına ve hünerine az güven! / Mevlana
Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan şey, dünkü halimizden üstün olmamızdır. / Mevlana
İsyan et eyy arkadaşım, söz söyleyecek an değil Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme. / Mevlana
Ey İman incisini bir ekmek karşılığı veren. Ey gönül mâdenini bir arpaya feda eden. Nemrud, gönlünü Hakk'ın dostu İbrahim'e teslim etmedi de sonunda canını bir sivrisineğe verdi. / Mevlana
Ey İnsan Kaf Dağı kadar yüksekte olsanda, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var üzdüğün kadar üzülürsün. / Mevlana
Gül bahçesinde geçen sırrı, gizli şeyi bir gül bilir, Bir de hazin hazin ağlayan, feryat eden bülbül bilir. / Mevlana
Vefa nedir, bilir misin? Vefa arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefa; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefâ ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır. / Mevlana
Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak'tan mı? Ne boş zahmet. / Mevlana
Oruç ayına girdiğin zaman, o aya kavuştuğun için Hakk'a şükrederek, sevinerek, neşeli olarak gir. / Mevlana
İnsanlara bir bilgi kaynağı olan Mevlana gerçekten tarihi bir bilgindir. Dünyanın büyük bir çoğunluğu Mevlana 'ı bilmek ve tanımaktadır. / Mevlana
İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. / Mevlana
Yanlızlik ALLAH, a mahsus her canlı bir eş arar, TAŞIN kalbi yok ama onu bile yosun sarar! / Mevlana
Dertli insan içi duman dolu bir odaya benzer. Onu dinlemek, o odaya bir pencere açmak gibidir. / Mevlana
Şu, içinde bulunduğun tek anlık ömrünü fırsat bil. Ve onunla meşgul ol. Ne geçmişle üzül, Ne gelecekten kork! / Mevlana
Kendindendir çektiklerin gölgenden değil. Ne yaptın da sana dönüşünü görmedin? Ne ektin de ektiğini biçmedin? Eylemlerin ruhundan ve bedeninden doğar. Sonra da çocuğun gibi gelip eteğinden tutar. / Mevlana
Bizi bizden başkası zaten ayıramazdı, bize bunu bizden başkası yapamazdı; Ah be sevgili hamdım belki, ama piştim, yandım, zaten beni senden başkası yakamazdı. / Mevlana
İnsanlar günahları ile övünüyor, sevaplarıyla alay ediyorlarsa, şeytan yüreklerinde tavaf ediyor demektir. / Mevlana
Sana nasıl gönlümü aldın diyebilirim ki. Sen, zaten gönlümün ta kendisisin, sen benim gönlümsün. / Mevlana
Gönlüme girmene lafım yok. Ama malumdur ki karga gül bahçesinde gezmekle bülbül olmaz! Bilesin sende. / Mevlana
Ey Sevgili, ilacım de sensin, çarem de sensin. Yüz parça olmuş gönlünün nuru da sensin. Çaresiz gönlümde, senden başka ne varsa hepsi yok oldu, Beni kimsesiz bırakma! Gel! / Mevlana
Kadınlar, Aklı Olanlara, Gönül Sahiplerine Pek üstün Olurlar. Cahillere Gelince, Onlar, Kadına üstündür. çünkü Tabiatlarında Hayvanlık Vardır. Sevgi Ve Acımak, Insanlık Vasıflarıdır. Hiddet Ve şehvet Ise Hayvanlık Vasıfları. / Mevlana
Tut ki bütün doğuyu, batıyı zaptettin, her tarafın saltanatına sahip oldun. Madem ki Bu saltanat kalmayacak, sen onu bir şimşek farzet; çaktı ve söndü. Ey gönüllü uyuyan, ebedi kalmayacak mülkü bir rüya gibi bil. / Mevlana
Kötü huy kılavuzun oldukça mutlu olacağım sanma! Sen sabaha kadar gaflet uykusundasın, ömür ise kısadır. Korkarım ki, sen bu uykudan uyanınca gündüz olur. / Mevlana
Kendini noksan gören kişi, olgunlaşmaya on atla koşar. Kendini olgun sanan ise Allah'a bu zannı sebebiyle ulaşamaz. / Mevlana
Allah (c. c) üstünlük bakımından (Allah için dökülen) göz yaşını, şehitlerin kanı ile eşit tuttu. / Mevlana
Bir Eş isterim cana can olan, yaraya merhem olan, canı ben yarası ben olan, bana MEVLAYI anlatan ve hatırlatan. / Mevlana
Unutma ki! Nefret ve Kinin ertesi Pişmanlıktır. Ve her Canlıya ölüm vardır. İnsan Ölür ama Ölmeyen 'INSANLIKTIR. / Mevlana
Ey Gafil! Sen kendi şehvetine Aşk adını koymuşsun. Şu halinle o namusu ekberi soymuşsun. Aşkın asıl manasının altını oymuşsun. Bir bilebilsen küstahlığa nasıl doymuşsun. / Mevlana
Adalet nedir? Ağaçlara su vermek. Zulüm nedir? Dikeni sulamak. Adalet bir nimeti yerine koymaktır. her su çeken tohumu sulamak değildir. Zulüm nedir? Bir şeyi yerinde kullanmamak, yeri olmayan yerde kullanmaktır. / Mevlana
Yaya düzgün ok lazımdır. Yay ne kadar güçlü çekilirse çekilsin düz olmayan ok uzağa gidemez. O halde ey Hak yolunun yolcusu! Sen de niyetinle amelinle bu yolda ok gibi dümdüz ol! Ta ki üstadın bir yay gibi seni ötelerin ötesine ulaştırsın. / Mevlana
Biz sevdik mi yer oluruz Biz sevdik mi sel oluruz Biz sevdik mi lal oluruz Biz sevdik mi can oluruz. / Mevlana
Görünüşte ateş, tencerenin altındadır; ama anlam bakımından ateş, tencerenin canının içindedir. Görünüşte dışarıdadır, anlamıysa içeride; can sevgilisinin anlamı, kan gibi damarların içindedir. / Mevlana
Gözün bir an içinde gördüğünü, dil yıllarca söylese anlatamaz; Kulak, anlayışın bir anda gördüğünü, anladığını yıllarca dinlese bitiremez. / Mevlana
Sende bulunan beş duyu ışığını, gönül nuruyla aydınlat. Duyuları beş vakit namaz gibi bil. Gönlünse yedi âyetten ibâret olan Fatiha Sûresine benzer. Her sabah göklerden bir ses gelir, gönlünden dünya sevgisini atabilirsen o sesi duyar, hakikat yolunun izini bulur, yol alır gidersin. / Mevlana
Ey gönlümün sol yarısı. Aklıma koydum seni, AKLIM almadı. Yüreğime bıraktım, Sana doymadı! / Mevlana
Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir. / Mevlana
Yarabbi! Bildir de ben beni bileyim. Beni bilen ben ile kendime geleyim. Benim bensizliğim ile ben seni bileyim. Seni bilmeyen beni ben neyleyeyim. / Mevlana
Madem ki rızkı taksim eden O'dur, o halde şikâyet küfürdür. Sabır gerekir. Sabır, genişliğe ulaşmanın anahtarıdır. Allah'tan başka herkes düşmandır. Sen asıl dostu düşmanlara şikâyet eder, halinden sızlanırsın öyle mi? Padişah köleye şikayet edilir mi? Akıllı ol. / Mevlana
İnsanın değeri nedir? sorusuna Hz Mevlana'nın verdiği cevap kısa, ama çok derindir: Aradığı Şeydir! / Mevlana
Ben hem hamım, hem kavrulmuş kebap olmuşum. Hem gülmedeyim, hem ağlıyorum. Alemi de hayretlere salmışım, kendim de hayretteyim. Vuslat içinde ayrılığa düşmüşüm ben. / Mevlana
Sen öyle büyük bir varlğın aşkını seç ki, bütün peygamberler, onun aşkıyla kudret ve kuvvet buldular, şeref ve saadete erdiler. / Mevlana
Aşığa bir anlık ayrılık, bir yıl gibi gelir. Bir yıllık vuslat bile onca bir hayalden ibarettir. Aşk susuzdur, susuzu arar. Bunlar geceyle gündüz gibi birbirinin ardına düşmüşlerdir. Gündüz geceye aşıktır, onsuz olamaz. Fakat bakarsan görürsün ki gece, ona, ondan ziyade aşıktır. / Mevlana
Zulüm demiriyle taşını birbirine vurma! Çünkü bu ikisi, erkek ve kadın gibi çocuk meydana getirirler. / Mevlana
Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler. / Mevlana
Erkek sevdiği kadını her şeyden sakınmalıdır. Çünkü gül dalından koparılınca kırılır; ancak koklanmak için koparılır. / Mevlana
Sus gönlüm! Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk'u buluncaya kadar, Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar, ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadığını anlayana kadar sus. / Mevlana
Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç? / Mevlana
Eğer müslümanca yaşamak istersen Kur'ân'a sarıl; çünkü, onsuz islami hayat mümkün değildir. / Mevlana
Dayan be gönlüm! Biçare değilsin Yaradan sana yar. Kimsesiz değilsin, Yanında Kimsesizler Kimsesi var. Biliyorum, Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla. Dünya sana dar. Ama dayan gönlüm! Dayan ki Her gecenin mutlaka bir sabahı var. / Mevlana
Ey Gönül! Sana deli desinler, divane, mecnun desinler; sana mağlup desinler, yenilginin zillet içindeki çocuğu desinler. Fakat ey gönül, sana, zaferin sarhoşu demesinler. Sana, 'kalbini kıramadı' demesinler. Ey gönül, haydi yenilgini mübarek kıl. Kır kalbini ve 'gönül' ol. Kokular devşir cennetten; hatta daha ötelerden. / Mevlana
Kokuların en güzeli GÖNÜL kokusudur; çünkü o koku RABBiN kokusudur. O koku kırık gönüllerde mağlup ruhlarda bulunur. / Mevlana
Beri gel, beri! Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk? Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik? / Mevlana
Görmeyince tükenseydi sevgiler, insan varlığı boyunca görmediği Rabbine böylesi muhabbet duyar mıydı? / Mevlana
Aşk da tıpkı Elif gibidir. İsminde gizlidir, ama okunmaz. O olmadan da besmele sese gelmez. O her şeyin içindedir ama hiçbir şeyde görünmez. / Mevlana
Kişinin kendine ettiğini sarhoş edemez, ayyaş edemez, mezar soyan nebbaş edemez. Kişinin kendine ettiğini edemez kişiye hiçbir fani. Tutmazsa gerçek dost elini kendi kendiyle baş edemez. / Mevlana
Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları seyret. Yenik düşüyorsan özlemlerine aldırma, kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset. Işıklar sönmüşse ve karanlıksa onada aldırma, ay ışığını seyret. SABRET! Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun.Sabret ki her şey gönlünce olsun. / Mevlana
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme, Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme. / Mevlana
Ey Gönül! Sevdiğini hiç gitmeyecekmiş gibi seversen, gittiğinde de hep gelecekmiş gibi beklersin. / Mevlana
Günde elli sefer içimde şu sesi duyarım: avlanmayı bırak, ağa atla acı acıyla iyileşir, aşk ise daha büyük bir aşkla. / Mevlana
Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan; fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma. / Mevlana
Umursama Dünya Gelse de Üstüne, Tek Umudun Allah'ın Olsun! Elbet Birgün Devran Döner Tersine, SABIR En Büyük Silahın Olsun. / Mevlana
Sen yine sükutu giyin, dilersen hiç konuşma!Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda, çarpsa da bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim! Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim söz verdim ben bu yüreğe; Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim. / Mevlana
Akılsız, yüzü güzele, akıllı, gönlü güzele tâlip olur. Zaman yüz güzelliğini tüketir ama gönül güzelliğini artırır. / Mevlana
Derler ki: kıyamet gününde aşkın bir ateşi olacak, bir de dumanı, işte o ateşin nuru sensin, dumanı da ben. / Mevlana
Ey fâni sevgili! Sana yüklediğim mânâları sakın ola senmişsin gibi düşünme, inan ki aldanırsın. . Sen o anlamlarla sadece zâhirde varsın, sen gönül dünyama yansıyandan ayrısın. . Ben seviyorsam sen bahanesin, asıl sevdiğim Hakk'tır (C. C) unutmayasın. / Mevlana
Ele geçen şeyin tadı, tuzu, değeri, oraya varmak için çekilen yol zahmeti kadardır. Çölün tozunu yutmayan, dilini dudağını çöl güneşinde çatlatmayan zemzemin lezzetini bilemez. Ömür boyu hayalini kurmayan Kabenin kadrini tartamaz. O halde önce yan ki su seni kandırsın, açık ki ekmek damağında bir lezzet bıraksın. Özle ki bulduğunda gerçekten bulmuş olasın.
/ Mevlana
/ Mevlana
Hiç bir zaman geç kalmadınız, kaç kere yoldan dönmüş de olsanız, kaç kere döndürülmüş de olsanız, dünyanın bütün günahını taşıyor da olsanız, hayatınızdaki her şeyden kendinizi suçlu hissediyor da olsanız, kendinizin 'Yüreğiniz' tarafından kabul edileceğin / Mevlana
Göklerin yolu, içtedir, gönüldedir, sen aşk kanadını aç, aşk kanadın kuvvetli olursa merdiven arama derdin kalmaz. / Mevlana
Yorumlar ( 46 Adet ) 💬

Mevlana mesneviyi kuran surelerindeki kıssalar üzerinden kaleme aldığı gibi, sık sık Allah ın ve peygamberlerin ismini zikreder ve özü itibari ile tevhid imanı üzere yakin olmayı anlatır. Bu sözler mesnevinin neresinde yer alıyor? Mevlana nın böyle bir söz etmiş olmasına Mesnevi okuyan hiç kimse inanmaz..

Bu söz,,, bir KIZILDERILI ATA SÖZÜDÜR !! Hz.Mevlâna'ya ait degildir ! Zaten Türkce'ye ve tasavvuf acisindan verilen mesaja bakildiginda hemen anlasilir ! Ayrica Intihâl,, insan beynine bulasmis, caresi olmayan bir hastalik gibidir !

Kanat vardir bulbulu gule goturur kanat vardir kuzgunu lese goturur

Bütün Güzel Sözler Mevlanadan Okuyun gerçekten İnsana İlaç Gibi Geliyor
Daha Fazla Yorum Göster
Misafirlerin Şu Anda Baktığı Ünlüler
1💬

0💬

0💬

2💬
