gece modu

Ayfer Tunç Sözleri

Ayfer Tunç söylediği en güzel sözler. Ayfer Tunç yazdığı veya söylediği sözleri bu sayfada okuyabilir ve beğendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Güzel şeyleri hatırlamanın ertesi günü mahveden, yıkıcı bir tarafı vardır. / Ayfer Tunç
Paylaş
Hayatını değiştirmeyi düşünmeyen, giderek daha az şeye razı olan, hiçbir şeye itiraz etmeyen biri? İşten eve, evden işe yani. Bir gün kendime niye yaşadım ki bunca yılı diye sormaktan korkuyorum. / Ayfer Tunç
Paylaş
İnsanın hayatı bir rahim arayışından ibarettir. Ev rahimdir. Bundandır kendimize bir ev aramamız. / Ayfer Tunç
Paylaş
Yanmaktan çok korktum. Sonunda yanacağımı hissettiğim hiçbir aşkı göze alamadım. Bu yüzden kuru kuruya yanıyorum şimdi. / Ayfer Tunç
Paylaş
Sevmenin insanı böylesine var edebileceğine inanmazdım, yaşadım; sevmenin yokluğu fikrinin bile insanı yok edebileceğine de. Onu da yaşadım. / Ayfer Tunç
Paylaş
Hayat iki büyük yalnızlık olan doğum ve ölüm arasındaki kısa maceradan ibarettir. / Ayfer Tunç
Paylaş
Kevaşelerin gözden düşüşü daha ikinci gecede başlar. / Ayfer Tunç
Paylaş
Vicdan sahiplerinin mağdur ettikleriyle imtihanı çok zorludur. / Ayfer Tunç
Paylaş
Normal insanlar huzurla, herhangi bir vicdan sızısı duymadan uyurlarken. Madenci ve ben ve bizim gibiler dünyanın derdi denen soyut, tarifsiz bir yükü çekmeye yazgılıyız. / Ayfer Tunç
Paylaş
Normal insan haz veren hayaller kurar. O içine dolan kederi kendi çağırıyor. / Ayfer Tunç
Paylaş
Şimdi kendi cümlesini arıyordu: hayattan beklediği şeyleri elde ettiği anda hepsinin budalaca olduğunu anlamış, yalnız bir adam.Belki. Bir cümle olabilir miydi bir hayatı değerli kılan? Yoksa, tek cümleye sığdırılmış hayat çok mu boştu? Hayatın nesi doğruydu, nesi yanlış? Ya da bu türden soruları sormak doğru muydu? Neden soruyordu bunları? / Ayfer Tunç
Paylaş
Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir. / Ayfer Tunç
Paylaş
İnsanın kendi aleminde yarattığı kişilerin de bir ömrü var. Tasavvur gerçeğe dönüşmeyince solup gidiyor. / Ayfer Tunç
Paylaş
Yaşamak, ağzında tuttuğu kendi kuyruğunun peşinde koşan bir köpek olmakmış. / Ayfer Tunç
Paylaş
Olgunlaşınca kendiliğinden dalından kopan bir meyva gibi, derin bir acı düşecek aralarına, kelimeler halinde. Zamanı gelince. Bu kelime selinden sonra, birbirlerini bir daha hiç görmeyecek olsalar bile ayrı şehirlere düşmüş ikiz kardeşler gibi, birbirlerini hissedecekler. / Ayfer Tunç
Paylaş
Hayatın bir anlamı yoktur ama yaşamak hayata bir anlam verme uğraşıdır. / Ayfer Tunç
Paylaş
Oysa hayat naz maz tanımıyordu. Kendimden biliyordum. Hayat hiç beklemediğin anda öyle kafa atardı ki, ağzın burnun dağılırdı. O zaman anlardın işte büyümek neymiş. Nasıl acı ve erken bir şeymiş. / Ayfer Tunç
Paylaş
Hayatımın baraj sorusu: Kemik kırığı mı daha çok acı verir, onur kırığı mı? Cevap: Kaçıncı kez kırıldığına bağlı. Kemik kırığı ile duyulan acı birbiriyle doğru orantılıdır. Kırığın şiddeti arttıkça acının şiddeti de artar. Onur kırığı ile duyulan acı ise ters orantılıdır. Darbe sayısı arttıkça hissedilen acı azalır, hassasiyet tabakası kalınlaşır. Onur dumur olur. / Ayfer Tunç
Paylaş
Acı veya günah karşındakinin içinde bir yerde betonlaşmışsa, ömrünü tümüyle ceza haline getiren bu kaskatı betonu parçalayıp içinden çıkarmak istediğinde elleri kan içinde kalacaksa kişinin, soramazsın diye düşündü Mürşit, anlatılanla yetineceksin... / Ayfer Tunç
Paylaş
Birini bir zamanlar sevmiş olmak insanın içinde iz bırakıyordu. İnsan o kişiyi artık sevmese bile, iz kalan yer acıyordu. / Ayfer Tunç
Paylaş
Yaşanmıştan kurtulmak yok. Unutup kurtulmak yok. Toprağa girene kadar peşini bırakmıyor yaşanmış olan. / Ayfer Tunç
Paylaş
Madenci yutkundu. Derin bir suçluluk hissinin boğazında düğümlendiği belli oldu. Bakışları yerinde durmuyordu, kaçışıyordu, kirpikleri huzursuzca kırpışıyordu. Ama Mürşit sormadı. Sormaya hakkı yok. Konuşurken sabahları bile bulsan, gece konuşmalarının da bir sınırı var. Ruhunu katman katman açarsın, ama çekirdeğinde öyle bir kor vardır ki, kendin bile dokunamazsın. / Ayfer Tunç
Paylaş
Suç böyle bir şey diye düşündü, asla kendisiyle sınırlı kalmaz, geçmişi de ortaya döker, yeniden yazar, kuyruğuna başka şeyler takılır, devasa bir günah haline gelir. / Ayfer Tunç
Paylaş
Güzel şeyleri hatırlamanın ertesi günü mahveden, yıkıcı bir tarafı vardır. / Ayfer Tunç
Paylaş
Güzel şeyleri de unutmak istiyor. Güzel şeylerin ertesi günü mahveden, yıkıcı bir tarafı var... Ama unutmak diye bir şey yok, unuttuğunu sanmak var, çocukluk mazeret olamıyor. / Ayfer Tunç
Paylaş
Giderek küçülen, küçüldükçe daha da içine kapanan, toprakta uyuduğu söylenen altına dair boş bir hayal besleyen, böylece geleceksiz kaldığını inkar eden bir şehrin ışık sızan tek penceresinin ardında, az sonra sönecek bir sobanın başında oturmuş, kederden öldü ölecek iki kişiydiler... / Ayfer Tunç
Paylaş
Duygular andır, gelir geçer. İnsansak eğer, bir duygudan bir duyguya geçeriz. Her birinde sonsuza kadar kalacağımızı sanırız. Aşk mı? Hiç bitmeyecek ki.. Ölüm mü? Hiç gelmeyecek ki.. Ömür boyunca defalarca doğarız ve ölürüz. / Ayfer Tunç
Paylaş
Aşk ateşe yürümek demektir, ya da aşk seni ateşe çeker, pervane ışık gibi, er geç yanacaksın, ama yandığına değer. İyi de insan bu hastalık için mi yaşıyor yani diye sorarsan, evet, aşk yoksa yaşamaya değmiyor bu hayat. / Ayfer Tunç
Paylaş
Etle tırnağı ayırırcasına acı veren o gidiş olmasaydı, bu aşk, aşk olmayacaktı aslında. Aziz Bey mecnuna döndü, daha çok gençti. Bundan daha büyük bir acı olamayacağını, sokaklarda Maryam?ın adını sayıklarken ölüp gideceğini sanıyordu. Ama bilmiyordu ki vücudun ruha ihanet etmediği anlar pek azdır. Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takınarak göğe yükselmek için çırpınır da çırpınır; ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar. / Ayfer Tunç
Paylaş
Bir kadının gittiği, evden belli olur. Kadın giderken düzeni götürür bir kere. Yaşayan ev sarsılır. Ev dediğiniz şey küçük büyük elementlerden oluşur. Kadın olan evde, erkeğin anlayamayacağı bir denge vardır elementler arasında. Erkek her birine vakıf olduğunu düşünse bile, onların nasıl bir uyumla işlediğini bilemez. Kadın gidince evin dokusu bozulur, susuz kalmış çiçeğe benzer, solar. Küçük şeylerin izi silinir. Eşyanın dili tutulur, ev sağırlaşır. / Ayfer Tunç
Paylaş
Yapılan Yorumlar [0 adet]
Henüz yorum yazılmamış.
İlk yorum yazan sen ol!


Bazı Ünlüler (Misafirlerin şu an baktığı)
Ünlülerin Bazı Sözleri (Rastgele)
Göğün inaneyetiyle askerlerimiz sağlam,atlar güçlü oldular. Yüençiler yendiler. Kılıçtan geçirip veya itaate alıp Leu-lan,usun,Huse ve diğer yirmi altı ülkede karar kıldılar. Bu ülkelerin ahalisi Hun ordusu arasına geçip bir aile oldular.
Mete Han Sözleri
O peygamberlerin padişahıdır. Diğer peygamberler o'nun ordusudur. Yaradılistan maksat o'dur. Bu kevn-u mekân o'nun yüzü suyu hürmetine yaratılmış bir tufeyldir.
Yavuz Sultan Selim Sözleri
Bir el tutmak istersin ya bazen, yada birine sarılmak. Malesef izin vermez buna hayat. Kendine sarılmalısın sende hayata inat!
Can Yücel Sözleri
Mutluluk dışarıdan değil, içeriden gelen bir şeydir. Mutluluk, bu nedenle neye sahip olduğumuza değil, bizim ne olduğumuza bağlıdır.
Henry Van Dyke Sözleri
Biz Allah'a tutunmayı unutunca, tutunduğumuz her şey başımıza bela oldu.
Nurettin Yıldız Sözleri
İnsanın sevdiğini son kez görmesinden daha kötü olan tek şey; onu son kez gördüğünü biliyor olmasıdır.
Paul Auster Sözleri
Kılavuzu kendi olmayanın yolculuğu, çıkmaz sokakta biter.
Zata Sözleri
Sevgilim kaçıp gelsen diyorum. Babanlara görünmeden. Bohçana gülücükler doldur gel. İstemem çeyiz meyiz zaten.
Adem Özbay Sözleri
Erbab-ı kemalı çekemez nakış olanlar rencide olur dide-i huffaş ziyadan.
Ziya Paşa Sözleri
Sizi gülümsetebilen insanların peşine takılın, çünkü sadece bir gülümseme karanlık bir günü aydınlatabilir.
Moliere Sözleri
Sanırım hayal kurarken malzemeden çalıyoruz; çünkü sürekli yıkılıyor.
J. Christophe Sözleri
Sesini bulamayan acı kendi duvarında yankılanır, sahibini bulmayan duygu kendi içinde çürür.
Özgür Bacaksız Sözleri
Hayatta duygularını ve sevdiğini söylemeyi erteleme; Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.
Balzac Sözleri