Ömer Sevinçgül Sözleri

Ömer Sevinçgül söylediği en güzel sözler. Ömer Sevinçgül yazdığı veya söylediği sözleri bu sayfada okuyabilir ve beğendiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Ömer Sevinçgül
Bu kısımda Ömer Sevinçgül sözleri ve alıntıları bulunmaktadır. Eğer bu sayfada herhangi bir Ömer Sevinçgül alıntısında hata olduğunu düşünüyorsanız, çekinmeden bizimle irtiabata geçiniz.
Ömer Sevinçgül Sözleri ( 407 adet )
Zor zamanlarımda 'arka'mda duramayan 'arka'daşım olamaz! / Ömer Sevinçgül
Zekâ yaşta değil, baştadır. On beş yaşında bir genç elli beş yaşında biri kadar zeki olabilir. / Ömer Sevinçgül
Zamanla tutkular diniyor, duygular soluyor. Heyhat! Şu fani cihanda hiçbir şey kararında kalmıyor. / Ömer Sevinçgül
Zaman zaman yazamama sancısı çekiyorsan gerçek anlamda yazar olma yolundasın demektir. / Ömer Sevinçgül
Hayat nehri ebediyet denizine akıyor. / Ömer Sevinçgül
Yüz yıl önce yerlerimizde başka insanlar vardı, yüz yıl sonra yine başka insanlar olacak. / Ömer Sevinçgül
Yusuf aleyhisselamın şu duası ne kadar da güzel! 'Ey göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısı! Dünyada da, ahirette de benim dostum sensin! Canımı müslim olarak al ve beni salihler arasına kat!' / Ömer Sevinçgül
Yürekten söylenen samimi sözler hayat ukdesi taşıyan tohumlara benzer, ruhlarda yeşerir, çiçek açar, meyve verirler. / Ömer Sevinçgül
Yüklenirken seçici davran. Kendini sık sık gözden geçir, omzunda lüzumsuz yükler var mı diye bak, varsa atmaktan çekinme. / Ömer Sevinçgül
Yok, kalbine mukabil bir kalp bulamayan huzura kavuşamıyor. / Ömer Sevinçgül
Yıllar sonra meyve vermeye başlayan bir ağaç gibidir sanat. / Ömer Sevinçgül
Yirminci asrın ilk yarısı karanlık, ikinci yarısı alacakaranlıktı, yirmi birinci yüzyıl nur asrı olacak, inşallah! / Ömer Sevinçgül
Yetmiş yaşında gençler, on yedi yaşında ihtiyarlar gördüm. / Ömer Sevinçgül
Yetişkinler, daha yaşlı oldukları için kendilerini daha zeki zannediyorlar. / Ömer Sevinçgül
Yetenek emanettir, hakkını vermezsen hesabını verirsin. / Ömer Sevinçgül
Yeryüzünde şimdi biz varız, yüz yıl sonra başkaları olacak. / Ömer Sevinçgül
Yeniden deneyeceksin, olmazsa bir daha... 'Yapamam' dedin mi artık yapamazsın. / Ömer Sevinçgül
Yeni tanıştıklarına özen gösterirken eski arkadaşlarını büsbütün ihmal ediyorsan sen vefasızsın! / Ömer Sevinçgül
Yeni bir aşamaya geçiyorsun. İçinden yeni bir sen çıkıyor. Sancılar bundan. / Ömer Sevinçgül
Yazarak düşün, düşünerek yaz. / Ömer Sevinçgül
Yazar bilgi, sezgi, algı ve kurgu hassaları bakımından ne kadar özgünse, eseri de o kadar özgün olur. / Ömer Sevinçgül
Yaşın kadar sen varsın içinde. Bir matruşka gibidir insan. Bebeklikten itibaren her yaştaki sen kendinde birikiyorsun. / Ömer Sevinçgül
Yarını bekleme, bugün başla. Kader sırlarla dolu. İstikbal karanlık. Gelecek gelmeyebilir. Yarınlar olmayabilir. / Ömer Sevinçgül
Allah dişleri ve dudakları iki set yapmış, diline geleni söylemeyesin, sözü iki kez süzesin diye. / Ömer Sevinçgül
Yapman gerekeni yap sadece, sonra da bekle. / Ömer Sevinçgül
Yapmak zor, yıkmak kolay. Yıkma işini en cahil, en ham insan bile yapabilir. Yapıcı olmak için ilim ve marifet gerek. / Ömer Sevinçgül
Yalnız, Allah ile olmayandır! / Ömer Sevinçgül
Yalnız kimdir? Kalbine mukabil bir kalp bulamayan. / Ömer Sevinçgül
Yağmur dindi mi şemsiye kapatılabilir. Fakat bazen farkına varamıyor insan, hâlâ şemsiyeyle dolaşıyor. / Ömer Sevinçgül
Ya iman ya küfür, ortası yok. İnsan da ya mümin ya kâfir, arası yok. / Ömer Sevinçgül
Utanmazlar 'aşk'ın cılkını çıkardılar, başka bir kelime bulmak lazım! / Ömer Sevinçgül
Usta yazar, sıradan yazarların beş altı cümleyle anlatabildiklerini tek cümleyle anlatabilir. Sadece anlatmaz, hissettirir de. / Ömer Sevinçgül
Usta kalemler 'sade' yazarlar ama 'basit' yazmazlar. / Ömer Sevinçgül
Unutma, sessizlik çok şey söyler! / Ömer Sevinçgül
Unutma, hatasız arkadaş arayan yalnız kalır! / Ömer Sevinçgül
Umuma aykırı laflar ederek ün kazanmak isteyen densizler her zamanda bulunmuş, şimdi de var. / Ömer Sevinçgül
Ümit, ruhun muharrik gücüdür. / Ömer Sevinçgül
Sen zamanı tüketmiyorsun, zaman seni tüketiyor. Yaşarken ölüyorsun. / Ömer Sevinçgül
Tutkular büyüdükçe dünya küçülüyor. / Ömer Sevinçgül
Tüm samimiyetinle cevap ver: Düşen bir uçakta, batan bir gemide olsan kime yalvarırdın? / Ömer Sevinçgül
Tevekkül budur dediler, yapmam gerekenleri yapıyor ve sabırla bekliyorum. / Ömer Sevinçgül
Tevazu perdesi arkasında saklanan kibirden daha tehlikelisi yoktur! / Ömer Sevinçgül
Temel, otomobiliyle yolculuk ediyormuş. Her nasılsa ters yola girmiş. Radyoda çalan müziğe eşlik ederek basıyormuş gaza. Radyo bir ara müzik yayınını kesmiş, anonsa başlamış: 'Sayın sürücüler! Bir otomobil ters yola girmiş hızla ilerlemektedir. Lütfen dikkatli olun!' Temel, yola bakmış, karşıdan gelen bir sürü araba görmüş. Kendi kendine 'Ne bir tanesi gardaşım, hepsi ters gidiyor, hepsi!' demiş... Bu fıkrayı ne zaman düşünsem bir tip canlanır gözümün önünde. Hayat yürüyüşünde yanlış yola giren, tüm uyarılara karşın hatasını görmek istemeyen, kabul etmeyen, kendini hak, herkesi batıl sanan, kendisi gibi düşünmeyenleri sapkınlıkla suçlayan bir tip. / Ömer Sevinçgül
Suyu ayrılıktır sevgi çiçeklerinin, gıdası özlemdir ve toprağı, gönül! / Ömer Sevinçgül
Susmanın fazilet, dinlemenin sanat, düşünmenin meziyet olduğunu bilene ne mutlu! / Ömer Sevinçgül
Söylediğin her söz aleyhine delil olarak kullanılabilir. 'Mahkeme-i Kübra'da hesabını veremeyeceğin sözü ne söyle ne de yaz. / Ömer Sevinçgül
Şeytan aldatıyor. İnsana hiç ölmeyecekmiş vehmini telkin ediyor. İnsan da böylece hevasının, hevesinin peşinden koşuyor. / Ömer Sevinçgül
Her ağaç, her kuş, her insan, kısacası özel dünyanı süsleyen bütün varlıklar birer lütuf. / Ömer Sevinçgül
Düşün ki, aldığın her nefes bir nimet. Gökyüzü, yıldızlar, ay, güneş ve daha niceleri. / Ömer Sevinçgül
Hayatı hakkını vererek yaşamak da bir sanat. Küçük şeylerden mutluluk üretmek bu sanatın meyvelerinden. / Ömer Sevinçgül
Haris insan tatminsiz olur, bu yüzden de mutsuz. / Ömer Sevinçgül
Kanaat bitmez tükenmez bir hazine. Elindekiyle yetin, daha iyisi, güzeli için çaba harca, fakat hırs gösterme. / Ömer Sevinçgül
Sevgi, zihinlerde bir düşünce olmaktan çıkıp günlük hayata, yere indi mi anlam kazanır. Sevgi, yaşanırsa var olur, hayat bulur. / Ömer Sevinçgül
Sevgi duygudur, aşk tutku. Sevgi rüzgârdır, uzun eser. Aşk fırtınadır, kısa sürer, çoğu zaman kırar döker. / Ömer Sevinçgül
Sevene düşen, sevilen kişinin aklına kapılar açmak, iradesini serbest bırakmak, hoşa gitmese de tercihine saygı duymaktır. / Ömer Sevinçgül
Sen kendine yaz. Dileyen ibret alsın. Arif olan anlar. Nadanın ibretten yana nasibi yoktur. / Ömer Sevinçgül
Sen kendine emanetsin, ihanet etme! / Ömer Sevinçgül
Sen kalbini marifet nurlarıyla doldurmazsan şeytan vesvese karanlıklarıyla doldurur. / Ömer Sevinçgül
Sen de bazı gecelerde dışarıya çıkıyor, karanlıklara sarınıp hayran gözlerle gökyüzüne bakıyorsan, kâinattan gelen sesleri dinleyip var olan her şeyin bir işaret olduğunu seziyorsan, deruni âlemimdeki dalgalanmaları hissedebilirsin. / Ömer Sevinçgül
Sen benim gibi düşünmeyebilirsin, ben de senin gibi düşünmeyebilirim, fakat birlikte düşünebiliriz. / Ömer Sevinçgül
Sen beni sevmiyorsun ki. Sen bendeki menfaatini seviyorsun. Böyle sevgi olmaz olsun! / Ömer Sevinçgül
Sen 'Rabbim!' dedin mi Rabbin de manen, 'Söyle ey kulum!' der. Buna inan ve güven. / Ömer Sevinçgül
Seccade tahtım, secde saltanatım ve kulluğum sultanlığımdır! / Ömer Sevinçgül
Şaşarım, hayatın anlamını aramadan, ölümle yüzleşmeden yaşayanlara! / Ömer Sevinçgül
Sanatkâr, karmaşadan nizam çıkarır. / Ömer Sevinçgül
Sanatkâr, hayatı süzdükten, izlenimlerini nefsine mal ettikten sonra kendine özgü üslubuyla eser ibda eden kişidir. / Ömer Sevinçgül
Sanatçı olmak zor, biliyorum. Fakat daha zoru var: İnsan olmak! / Ömer Sevinçgül
Sanat güzellik üretmektir. Fakat yetenek yitmiyor. Gayret lazım. / Ömer Sevinçgül
Sanal sevgililerse bir duman misali savrulup gidiyor. Ne kalıyor geriye? Hüzün, hasret, esef, nedamet... / Ömer Sevinçgül
Sanal âlemde görseller sözün önüne geçiyor. Bunu zihnî bir gerileme olarak görüyorum. / Ömer Sevinçgül
Sanal iletişim araçlarının hiçbiri göze bakıp kalbe hitap etmenin yerini tutamaz. / Ömer Sevinçgül
Sana gitme diyorum. Gitme ne olur! Gideceksen, anılarımızı da götür. / Ömer Sevinçgül
Sana bir çocuk gözü gerek, her şeye hayretle bakacak. Bir zamanlar çocuktun, görürdün. Büyüdün, kör oldun. / Ömer Sevinçgül
Saf bir adama sormuşlar: 'Nasıl dua ediyorsun?' Demiş: 'Allahım! Sen ağama ver, o bana verir' diyorum. / Ömer Sevinçgül
Ruhun zamanı geniştir, olanları hatırlayarak maziyi, olacakları hayal ederek istikbali yaşayabilir. / Ömer Sevinçgül
Roller mezara kadar... Kabir kapısında sahne ışıkları söner, günahların ve sevaplarınla yapayalnız kalırsın. / Ömer Sevinçgül
Riyakâr insan da yalancıdır, aldatır, fakat o, yalanı diliyle değil hâliyle, tavrıyla, tutumuyla, gerçeği gizleyerek söyler. / Ömer Sevinçgül
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: 'Ameli bozulan her toplum mabedini süslemeye yönelmiştir.' / Ömer Sevinçgül
Resim mi, söz mü? Elbette söz! Sanal âlemde görseller sözün önüne geçiyor. Bunu zihni bir gerileme olarak görüyorum. / Ömer Sevinçgül
Rabbimin 'vedud' yani 'seven' ve 'sevilen' olması ne güzel! / Ömer Sevinçgül
Rabbim! Kalbimi kin, adavet ve nefret yerine şefkat, muhabbet ve merhametle doldur! / Ömer Sevinçgül
Rabbim! Huzursuz ruhlara huzur, sevgisiz gönüllere sevgi, karanlıkta kalanlara nur, yolunu yitirenlere şuur, Sensizlere Seni ver... / Ömer Sevinçgül
Kitabı kim yazmış? Kitap hangi yayınevinde yayımlanmış? Gereken titizlik gösterilmiş mi? Dikkat et! / Ömer Sevinçgül
Fiyatı ucuz diye yayınevi ve kitap tercihi yapmak büyük hata. Niteliksiz yayınevleri ucuza mal eder, ucuz satarlar, aldanma! / Ömer Sevinçgül
Piyasaya haddinden fazla kitap sürülüyor. Ekseriyeti niteliksiz, olmasa da olur cinsinden. Maalesef! / Ömer Sevinçgül
Pek çok şeyi öğreten okullarımızın on parmakla klavye kullanmayı öğretmemeleri büyük eksiklik. / Ömer Sevinçgül
Paradoksa bakar mısın, iletişim ve ulaşım araçlarının artışı oranında insanın yalnızlığı da artıyor. / Ömer Sevinçgül
Önder, ardı sıra gelen kalabalık güruha baktı, 'Bunca insan peşimden geliyorsa doğru yoldayım demektir' diye düşündü, daha bir azametle yürüyüşünü sürdürdü. Kalabalık, başı dik, göğsü ileride yürüyen önderine baktı, 'Kararlı bir biçimde yürüdüğüne göre doğru yoldadır, tereddüt etseydi böyle yürüyemezdi' diye düşündü, tam bir teslimiyetle onu izlemeye devam etti. Böylece birbirlerine güvendiler, uyarılara kulak tıkadılar ve yanlış yolda ilerlemeyi sürdürdüler. / Ömer Sevinçgül
Ömrümüzü savuruyoruz. Bir mirasyediden farkımız yok. Çalışıp kazanmadık ki kıymetini bilelim. Kendimizi önümüzde bulduk. / Ömer Sevinçgül
Öbür dünyanın imarı için bu dünyanın harabı gerekmez. / Ömer Sevinçgül
Niteliksiz üç kitap okumaktansa nitelikli bir kitabı üç kez okumak daha iyidir. / Ömer Sevinçgül
Nitelikle nicelik ters orantılıdır, tıpkı seviyesi oranında taş sayısı artan ya da azalan piramit gibi. / Ömer Sevinçgül
Nitelik ne kadar alçalırsa nicelik o kadar yükselir. / Ömer Sevinçgül
Nice susmalar vardır ki maksadı sözden daha güzel anlatır. / Ömer Sevinçgül
Nice güzel fikir beceriksiz ellerde heder olmuştur. Nitelikli uygulayıcı yoksa bırak saklı kalsın. / Ömer Sevinçgül
Nice defineler saklı ruhunun derin dehlizlerinde, keşfedilmeyi bekleyen. Bir bilsen! / Ömer Sevinçgül
Nice bakışlar vardır ki, maksadı sözden daha güzel anlatır. / Ömer Sevinçgül
Nefret ediyorsun demek, geceler boyu bununla meşgul oluyorsun. Yazık! Kendine acı. Hayat kısa, nefret ederek geçirilmeyecek kadar kısa. / Ömer Sevinçgül
Ne bilim ne de teknik insanın 'Hayatın anlamı nedir? Niçin yaşamalıyım?' gibi sorularına tatmin edici bir cevap veremez. / Ömer Sevinçgül
Namaz, oruc, hac... Ne güzel! Fakat bunlar seni ilgilendiriyor. Beni ilgilendiren şudur: Dürüst müsün? / Ömer Sevinçgül
Mutluluk hemen yanı başında duruyor, fakat uzaklara baktığın için göremiyorsun. / Ömer Sevinçgül
Mutluluk avcısı değilim artık, saadet peşinde koşmuyorum. Sadece yapmam gerekenleri yapıyor ve bekliyorum. / Ömer Sevinçgül
Müslümanlar ihtilafın zararlarını, ittifakın, ittihadın, bir olmanın önemini anlarlarsa dünya cehenneminde yanmaktan kurtulurlar. / Ömer Sevinçgül
Mümine yakışan, zalime karşı mazlumun yanında saf tutmaktır. Hakka taraftarlık, zulme muhalefet imanın icabıdır. / Ömer Sevinçgül
Muhataplarının sana ne cevap vereceklerini, senin hakkında ne düşüneceklerini o kadar çok hayal ediyorsun ki söylemek istediklerini söylemeye, yapmak istediklerini yapmaya gücün kalmıyor. / Ömer Sevinçgül
Muhatabına değer verebilirsin ama üstüne düşmemelisin. Taşıyamaz, nazlanır, seni kendisine müptela sanır. / Ömer Sevinçgül
Muhatabımızı tanımak için çaba harcamak yerine kendimiz tanımlamayı tercih ediyoruz. Ah kolaycılık! / Ömer Sevinçgül
Muhakkak öleceğini bilip de ölümden sonrası için hazırlık yapmayandan daha ahmak kim var? / Ömer Sevinçgül
Layık olmayana muhabbet etme, fakat ondan nefret de etme. Zira nefret de bir ilgi biçimidir. En iyisi, yok saymak. / Ömer Sevinçgül
Muhabbete layık olmayana muhabbet beslemek insana tarifsiz acılar verir. / Ömer Sevinçgül
Muhabbet nurdur, kalbi aydınlatır. Nefret zulmettir, ruhu karartır. / Ömer Sevinçgül
Kuklayı bırak, kuklacıya bak! / Ömer Sevinçgül
Müfsitler bir adamı enesinden yakalıyor, on yıllar boyunca işliyor, fesat aleti yapıyorlar. Ne büyük bir sabır! / Ömer Sevinçgül
Parmak kadar bir fare bir kazan sütü berbat eder. İhlas, saf süt... Riya, süte düşen fare... / Ömer Sevinçgül
Mikrobik hastalıklar, mikropların gücünden ziyade bünyenin zaafından kaynaklanır. / Ömer Sevinçgül
Meyvelerin tatlı olsun istiyorsan zaman zaman kendini bir ağacı budar gibi budamaktan çekinme. / Ömer Sevinçgül
Meşhursan kusurlarında bile meziyet aranır, meşhur değilsen meziyetlerin bile kuşkuyla karşılanır. İkisi de boş! / Ömer Sevinçgül
Mertçe fikrini söyleyenden korkma. İkiyüzlü, sinsi, bir öyle bir böyle konuşan bukalemun karakterlilerden kork. / Ömer Sevinçgül
Medya dünyasını ve sanal âlemi tetkikten sonra içinde yaşadığımız çağa bir ad da ben verdim: Gevezelik Çağı. / Ömer Sevinçgül
Mecnun olup çöle kaçmak mı zor yoksa Ferhat olup dağları delmek mi? / Ömer Sevinçgül
Mazlumun diline, dinine, kavmine, cinsine, ülkesine bakılmaz. Mazlum her yerde mazlum, zalim her yerde zalimdir. / Ömer Sevinçgül
Mazinin küllerini karıştırıp 'Keşke!' demeyi bırak. Geçmişe ibretle, geleceğe ümitle bak. / Ömer Sevinçgül
Mâşukta fani olan âşık kendini unutur, artık 'Ben' demez. Dilinden dökülen tek hecedir: 'Sen!' / Ömer Sevinçgül
Masa başına 'Sayfalar dolusu saçmalayacağım. Saçmalamaya da hakkım var' diyerek otur. / Ömer Sevinçgül
Kız için, erkeklere benzemek değil de onları anlamak, bunun için de dinlemek daha önemli. / Ömer Sevinçgül
Erkeklere benzemeye çalışan kız asla onlar gibi olamaz, iki arada bir derede kalır. / Ömer Sevinçgül
Kızın fıtratında incelik, yumuşaklık, şefkat, sarıcı sevgi var. Fıtratına uygun davranırsa cazip olur, ilgi çeker. / Ömer Sevinçgül
Kullukta ne tatil var ne de emeklilik! / Ömer Sevinçgül
Kullukta emeklilik yoktur! / Ömer Sevinçgül
Komşunun evi yanarken 'Nemelazım' dersen o yangın bir gün senin evine de sıçrar! / Ömer Sevinçgül
Köle ruhlular efendilerini eleştirirler ama fırsat buldular mı efendileri gibi davranırlar. / Ömer Sevinçgül
Kolay kazanılan başarının ömrü kısa olur. / Ömer Sevinçgül
Haset marazından kurtulmak istiyorsan, hasmına gelen nimetin sonunu düşün! / Ömer Sevinçgül
Kıskanan kişi kendine azap etmektedir. Hasmına gelen her nimet onun azabını artırır. / Ömer Sevinçgül
Kışın ölen canlıları baharda yeniden yaratan kudret, kabirlerde yatan ölüleri de bir gün diriltir elbet! / Ömer Sevinçgül
Bedeni etkileyen hava, su, ekmek, gıda, yemiş, çerez, uyuşturucu, ilaç, zehir gibi kitapların da ruha etikisi var. / Ömer Sevinçgül
Kitaplar farklı zaman ve mekânlarda yaşamış bilgelerin mirasıdır. Birebir görüşüp konuşamayacağın düşünürlerin birikimini taşırlar sana. / Ömer Sevinçgül
Kitap, bazen sevenden sevilene sunulmuş bir gül, bazen de mazlumdan zalime atılmış bir gülledir. / Ömer Sevinçgül
Kitap alırken seçici olmak gerekiyor. Piyasada bir sürü kitap var. Elimizde ölçüler olmalı. Kitabın yazarı, yayınevi, dili, üslubu, konusu vesaire önemli. Birilerinin medyada dayatmasıyla değil kendi tercihlerimizle, bize uyanı bulup almak lazım. / Ömer Sevinçgül
Kitabı kim yazmış? Kitap hangi yayınevinde yayımlanmış? Gereken titizlik gösterilmiş mi? Dikkat et! / Ömer Sevinçgül
Kişi en büyük dahi de olsa tek başına başarılı olamaz. Müspet hedeflere ulaşmak istiyorsa bir ekibe dahil olmalı. / Ömer Sevinçgül
Kimsenin anlamayacağı bir dilde konuşmak, yazmak, hatta ağlamak istiyorum. / Ömer Sevinçgül
Kimse girmesin diye kapıyı arkadan sürgülersen sen de içeride mahpus kalırsın. / Ömer Sevinçgül
Kimi yazarlar ise ince ince, sürekli yağan yağmurlara benzerler. Derinlere işler, kalıcı etkiler bırakırlar. / Ömer Sevinçgül
Kimi yazarlar yaz yağmuru gibidir, birden boşanır, toprağın yüzünü ıslatır, sonra ebediyen kesilirler. / Ömer Sevinçgül
Kimi insanlar, kendilerini kitaba uydurmak yerine, tutkuları yüzünden kitabı kendilerine uydururlar. Fitne, fesat bundan çıkıyor. / Ömer Sevinçgül
Kimi insanlar kendilerini taşıtmaya alışmışlardır. Taşırsın, taşırsın, taşırsın, yere bıraktın mı senden kötüsü olmaz. / Ömer Sevinçgül
Kitaplarım kendini genç hisseden herkese hitap ediyor, çünkü bunlar 'ebedi gençlik kitapları'. / Ömer Sevinçgül
Kitaplarım asla cinsiyet ayrımı yapmıyor. Erkekler de okuyor, kızlar da. / Ömer Sevinçgül
Kibir abidelerinin şişkin ego balonlarını patlatmaya ve riyakârların gerçek yüzünü göstermeye ahdettim. / Ömer Sevinçgül
Keşke söz, göz ve öz aynı olsa! / Ömer Sevinçgül
Kendini güncelle! / Ömer Sevinçgül
Kendini bir, etrafındakileri sıfır görenler, her söylediklerine, her yaptıklarına 'Evet efendim' diyenleri severler. / Ömer Sevinçgül
Kendine âşık insanları bekleyen bir tek son vardır: Mutlak bir yalnızlık! / Ömer Sevinçgül
Kendin seçiyor, kendin yapıyor, sonra kaderi suçluyorsun. Dürüst ol! / Ömer Sevinçgül
Kendimi yıkıp yeniden inşa etmekle meşgulüm. Her sene yaparım bunu. Zor oluyor, acıtıyor. Fakat sonu iyi oluyor. / Ömer Sevinçgül
Kendimi sana karşı sorumlu hissediyorum, çünkü bana güvendin. / Ömer Sevinçgül
Kendi kendime sordum: Bana verilen en büyük nimet nedir? Dedim: Rabbim! En büyük nimet bendeki Sensin! / Ömer Sevinçgül
Kendi görüşünü benimsemiyor, paylaşmıyor diye birini dışlamak, hasım bilmek ham ruhlara özgü bir hastalık. / Ömer Sevinçgül
Kendi aleyhine de olsa doğruyu söyleyenlere müjdeler olsun! / Ömer Sevinçgül
Kendi aklını kullanan akıllı, başkalarının aklından da yararlanan daha akıllıdır. / Ömer Sevinçgül
Kelimeleri tanı, sev. İsraf etme. Cümlede layık oldukları yerlere koy. Birbirine ısınamayanları yan yana getirme. / Ömer Sevinçgül
Kelimelere farklı anlamlar yükleyen iki insanın birbirini anlamasına imkân yok. / Ömer Sevinçgül
Kaynağını bilemediğimiz, adını koyamadığımız acılarımızın sebebi günahların açtığı ruhi, manevi, deruni yaralarımızdır. / Ömer Sevinçgül
Kaydedilmeyen düşünceler bulutlar gibi geçer giderler. Her zaman, her yerde aklına gelenleri not et. / Ömer Sevinçgül
Kasma kendini, her iş olacağına varır, insanın yapabilecekleri sınırlıdır. / Ömer Sevinçgül
Karmaşa bunalım sebebidir. Fazlalıklar yüktür. Huzur bulmak istiyorsan hayatını sadeleştir. Zorunlu olmayanı ele gitsin! / Ömer Sevinçgül
Kanatlanmaksa emelin, bir yanına duyguyu tak, öbür yanına düşünceyi. Fakat uçmak için kanat yetmez, çırpınışın da olmalı! / Ömer Sevinçgül
Kalbiyle yazan kalbe yazar. / Ömer Sevinçgül
Kalbine mukabil bir kalp bulamayan huzura kavuşamıyor. / Ömer Sevinçgül
Kalbim, Seninle yanan, Sensiz kalınca sönen bir mum. Beni sensiz bırakma Allahım! / Ömer Sevinçgül
Kâfirler kendilerine bir ahiret ihdas ettiler. Yaptıkları sayesinde insanların belleklerinde yaşayacaklarını vehmediyorlar. / Ömer Sevinçgül
Kadın için erkek: Kale. Erkek için kadın: Yuva. / Ömer Sevinçgül
Kadın erkeğe şunu demek ister: 'Beni anlamasan da olur, yeter ki dinle.' / Ömer Sevinçgül
Kader âdildir, hakiki sebeplere göre hüküm verir, hak yerini bulur. Masum ecrini alır, mücrim cezasını çeker. / Ömer Sevinçgül
Kabirde, mahşerde, hesapta bir arada, yan yana, beraber olmak istemeyeceğin kişiye gönül verme, bağlanma, uzak dur öylesinden! / Ömer Sevinçgül
Kabiller arasında Habil olmak zor, biliyorum. Üstelik peşin bir 'getirisi' de yok. Varsın öyle olsun! / Ömer Sevinçgül
İyi bir eser akıldan ziyade kalbi etkiler. Kaleminden süzülenler kalbinden çıkmalı. / Ömer Sevinçgül
İslam, tıpkı gökyüzü gibi her şeyin üstündedir ve 'Benim' diyen herkesindir. Kimse onu kendine tahsis edip başkasını dışarıda bırakma hakkına sahip değildir. / Ömer Sevinçgül
İraden var, seçebilirsin, rüzgârın önünde kuru bir yaprak değilsin ki. / Ömer Sevinçgül
İnsanların mazisini, hatalarını, zaaflarını, mahrem hâllerini bilmek tehlikelidir. Zamanla bilinen kişiyi bilene düşman edebilir. / Ömer Sevinçgül
İnsanları Allah ile aldatanlara, riyakârlara, emanete hıyanet edenlere karşı hakkın, ihlasın, samimiyetin yanındayım. / Ömer Sevinçgül
İnsanlardan veremeyecekleri şeyleri istersen seni terk eder, yüzünü görmek istemezler. / Ömer Sevinçgül
İnsanlar türlü türlüdür. Kimi nurdur, aydınlatır. Kimi havadır, ferahlatır. Kimi sudur, serinletir. Kimi ekmektir, zorunludur. Kimi ilaçtır, arada bir lazım olur. Kimi mikroptur, bulaştırır. Kimi zehirdir, öldürür! / Ömer Sevinçgül
İnsanlar kendilerine önem verir ve önem verilmesini isterler. Dinle onları. Tanı... / Ömer Sevinçgül
İnsanlar kendileri hakkında konuşulmasından hoşlanırlar. Fakat eksiler artıları götürdükten sonra geriye mutlaka artı kalması şartıyla! / Ömer Sevinçgül
İnsanlar eleştirilmekten hoşlanmazlar. 'Hadi beni eleştir' derlerse inanma. 'Beni öv' demek istiyorlardır. / Ömer Sevinçgül
İnsanız. Güzel olanı seviyoruz. Sevdiğimiz baki olsun istiyoruz. Fakat ne mümkün! Leylalarımızın yüzüne 'fani' mührü vurulmuş. / Ömer Sevinçgül
İnsanın zaaflarından biri de yanındakileri kendine benzetme arzusudur. Bunun için kimi zorbalık eder, kimi tatlı dil kullanır. / Ömer Sevinçgül
İnsanın yapıp ettikleri daima umutlarının, hayallerinin, beklentilerinin beri tarafında kalmaya mahkûm. / Ömer Sevinçgül
İnsanın en büyük zalimi kendisidir. / Ömer Sevinçgül
İnsanın bir zaafı da şu: Meziyeti, başarıyı kendine alır, hatayı, kabahati başkasına yükler. Notu dokuz olan öğrencinin 'Dokuz aldım' demesi, notu iki olan öğrencinin 'Hoca iki vermiş' demesi tipik bir örnek. / Ömer Sevinçgül
İnsanı uçuruma sürükleyen huylardan biri de yapıp ettiklerine güvenmesi, kendini garantide görmesidir. / Ömer Sevinçgül
İnsani konularda siyaset üstü olmak zorundayız. Hatayı kim yaparsa yapsın hata diyebilmeliyiz. / Ömer Sevinçgül
İnsanda şehvet, gazap ve akıl motive edici, harekete geçirici üç temel yetidir. Kişi yaşlanınca birinci yeti azalır. İkinci ve üçüncü yetiler birincinin işlevini de yüklenip artar. Kabir kapısına gelmiş kişilerdeki iktidar hırsına şaşmamak lazım! / Ömer Sevinçgül
İnsana saygılı, sınırlarını zorlayacak kadar özgür, kendisi olabildiği için özgün, birey olmanın bedelini göze alabilecek kadar cesur insanları özlüyorum. / Ömer Sevinçgül
İnsan önce bir şeye kalben taraftar olur, sonra onu rasyonalize eder, akla uydurur. / Ömer Sevinçgül
İnsan nefis taşıyor. Nefis ise her vakit şeytanı dinler. İnsanla ilişkin bir teslimiyet ilişkisi değil bir akit ilişkisi olmalı. / Ömer Sevinçgül
İnsan kalbinde taşıyor, cennetini de, cehennemini de. Her ikisi de tercihlerimizin meyvesi. / Ömer Sevinçgül
İnsan doğulmaz, insan olunur. Dünyaya boş bir defter gibi geliyorsun. Tercihlerin ve yapıp ettiklerinle kendini inşa ediyorsun. Defter zamanla kitaplaşıyor. İyi ya da kötü bir kitap olmak senin elinde. / Ömer Sevinçgül
İnsan bu, kalbinde bir kuş çırpınıyor. Sevmek, sevilmek istiyor. Fakat ayrılık var ara yerde, özlemleriyle baş başa kalmak var. / Ömer Sevinçgül
İnsan bir şeyden korkusu anında çığlık atarken sesinin tonunu, şiddetini, rengini hesap edemez. İşte, sanat eseri de böyle olmalı. / Ömer Sevinçgül
İnancını yaşamana mani olan engeller bir bir ortadan kalkıyor. Fakat unutma, hâlâ nefis taşıyorsun ve şeytan iş başında! / Ömer Sevinçgül
İlimle amel, kuramla eylem yan yana olmalı, tıpkı bir kuşun iki kanadı gibi. / Ömer Sevinçgül
Bilgi kibre sebep olabilir. Bir muhterisin elinde kandırma aracına dönüşebilir. / Ömer Sevinçgül
İlim önemlidir, kuşkusuz. Fakat ilimden daha önemlisi, ahlak! / Ömer Sevinçgül
İlahi tesirlerden azade bilim, güçlüler elinde, güçsüzleri ezmek için kullanılan bir araca dönüşüyor. / Ömer Sevinçgül
İlahi kitabını sadece ölülerine okuyan bir toplum ölüme mahkûm! / Ömer Sevinçgül
İhlassız amel başında bir olmayan sıfıra benzer. Bir sürü 'sıfır'ın var ama başında 'bir'in yoksa iflastasın! / Ömer Sevinçgül
İdam sehpan pek süslü, ne mutlu sana! / Ömer Sevinçgül
İçimde büyüyen ölüm ağacı beni düşündürüyor, hassasiyetimi artırıyor, eşyanın hakikatini sezmeme yardım ediyor. / Ömer Sevinçgül
İblis manevi makam sahibiydi. Emre uymadı, makamından sukut etti, yere indirildi, şeytan oldu. Hep kibri yüzünden! / Ömer Sevinçgül
İblis hiçbir şey yaratamaz. Kalbe günah tohumu eker. Reklamını yapar. Hayal suret giydirir. Nefis heyecanlanır. İrade ikilemde kalır. / Ömer Sevinçgül
İblis düzeninin köklerini, gövdesini, dallarını, uzantılarını bilmeyen kişi olayların dış yüzüne takılır, büyük resmi göremez. / Ömer Sevinçgül
Huzuru yakınlarda arıyorum artık. Sessiz bir mekân, güzel bir kitap, bir demlik çay... / Ömer Sevinçgül
Huzura durmayan huzur bulamaz! / Ömer Sevinçgül
Hüzün ateştir, yakar, pişirir, olgunlaştırır. / Ömer Sevinçgül
Hükmüm altına girmekte direnen bir hayatın hakiki sahibi nasıl ben olabilirim! / Ömer Sevinçgül
Hızlı yürümek mi istiyorsan? Uzakta mı hedefin? Yükün hafif olmalı! / Ömer Sevinçgül
Hiçbir sanal iletişim göze bakıp kalbe hitap etmenin yerini tutamaz. / Ömer Sevinçgül
Hiçbir günah Rabbinin rahmetinden daha büyük olamaz! / Ömer Sevinçgül
Herkesin her şeyi yapması gerekmiyor. Başkasının kulvarına göz diken kendi kulvarını şaşırır. / Ömer Sevinçgül
Herkesi memnun edemezsin. Ne hissediyor, ne düşünüyorsan onu söyle. Kendinle çelişip durma. / Ömer Sevinçgül
Herkes seni unutacak, 'o' hariç. / Ömer Sevinçgül
Her yazı ideale doğru atılan mütevazı bir adım. İdeal, hayal edilen fakat ulaşılamayan. / Ömer Sevinçgül
Her varlık bir ayet, okumak isteyen için. / Ömer Sevinçgül
Her şeyin sahibine kul olan her şeye kulluk etmekten kurtulur. / Ömer Sevinçgül
Her şeyi söylemek mümkün, bütün mesele üslubu ayarlamakta. / Ömer Sevinçgül
Her şeyi iyi yapamazsın, hiç olmazsa bir şeyi iyi yapmayı öğren. / Ömer Sevinçgül
Her şey zıddını içinde taşır. / Ömer Sevinçgül
Her işin bir ruhu, bir de bedeni var. Ruhu ihlas ve samimiyet, bedeni sebeplere teşebbüs. İkisi de tam olmalı. / Ömer Sevinçgül
Her insan bir kitap ve okunmayı bekliyor! / Ömer Sevinçgül
Her fanide bakiye giden bir yol var, yürümek isteyene. / Ömer Sevinçgül
Her düşünceye saygı duyulmaz, fakat barış içinde yaşamanın hatırı için tahammül edilebilir. / Ömer Sevinçgül
Her birimiz kendi zindanımızda mahpusuz. Bu duvarların bazılarını talih ördü, bazılarını kendimiz ördük. / Ömer Sevinçgül
Hep kendimi takip ediyorum belki bir gün yakalarım diye. / Ömer Sevinçgül
Helal alanı keyfe kâfidir. Harama girmeden de güzel, tatlı, mutlu bir hayat yaşamak mümkün. / Ömer Sevinçgül
Dengesiz biçimde sürekli haramları anlatılan bir din, dünyayı önceleyen günümüz insanını korkutur. / Ömer Sevinçgül
Hep haramlar anlatıldı. Helallere bir türlü sıra gelmedi. Kimi insanlar, hayatımız elimizden alınacak diye kaygılanıp dinden uzak durdular. / Ömer Sevinçgül
Hem ilim sahibi olup hem de dünyası için dinini feda eden kimselerden zehirli yılandan kaçar gibi kaçmak lazım. / Ömer Sevinçgül
Hayattan derlenen malzemeler, yazarın zihin potasında ezildikten, sanat imbiklerinde süzüldükten, üslup kabında demlendikten sonra eser hâline gelir. / Ömer Sevinçgül
Hayatta yardımlaşma kural, mücadele istisnadır. Hayvanlar âlemindeki mücadele dahi netice itibariyle hayata yardım içindir. / Ömer Sevinçgül
Hayatın revnaklı, meyvelerin tatlı olsun istiyorsan zaman zaman kendini bir ağacı budar gibi budamaktan çekinme. / Ömer Sevinçgül
Hayatın boyunca iki melek omzunda olacak. Ruhunu bir melek alacak. Kabrinde iki melek tarafından sorguya çekileceksin. Dirilip kalkınca seni mahşer meydanına iki melek götürecek. Sözün kısası, hep meleklerle berabersin. İyisi mi onları sevmene bak! / Ömer Sevinçgül
Hayatı bir kadavra olarak sürdürmek istemiyorsan ruhunu, inancını, duygularını, düşüncelerini yenile. / Ömer Sevinçgül
Hayat yolunda ilerlerken, arada bir durup yürüdüğü yola, yürüyeceği yola, yol arkadaşlarına bakan yolcu gibi ol. / Ömer Sevinçgül
Hayat sınavının ne tekrarı var ne de bütünlemesi. / Ömer Sevinçgül
Hayat bir sınav. İnsan bazen nimetle, bazen musibetle sınanıyor. Başa gelen her olay bir sınav sorusu. Sonuçlar mahşerde açıklanacak. / Ömer Sevinçgül
Hayâsızlar 'aşk'ın cılkını çıkardılar, başka bir kelime bulmak lazım. / Ömer Sevinçgül
Hayallerini, umutlarını, beklentilerini yitiren kişi kaç yaşında olursa olsun ihtiyardır. / Ömer Sevinçgül
Hayalini bile kendi keyfine bırakma! / Ömer Sevinçgül
Hatalı hükümler, dünya-ahiret denkleminde sadece dünyayı görüp ahireti düşünmemekten doğuyor. / Ömer Sevinçgül
Hastalıklar, mikropların gücünden ziyade bünyenin zaafından kaynaklanır. / Ömer Sevinçgül
Hakkı, hakikati etkili bir dille anlatma gayesi gütmeyen edebiyat, yaldızlı sözlerden ibaret koca bir laf yığınıdır. / Ömer Sevinçgül
Hâkimler hâkimini tanımak, her an onun huzurunda olduğunu bilmek, onun adına yaşamak özgür kılar insanı, kula kulluk etmekten kurtarır. / Ömer Sevinçgül
Hakiki sanatkâr eserleriyle konuşur. / Ömer Sevinçgül
Hakikat karşısında hayal, rüzgârın önündeki duman kadar âciz. / Ömer Sevinçgül
Ruhunu nelerle beslediğine dikkat et! / Ömer Sevinçgül
Hafızanı abur cubur bilgilerle doldurursan bilgi obezi olursun. / Ömer Sevinçgül
Hadiselerin dış yüzüne takılıp kalan kişi gerçeği göremez, ümidini yitirir. Bize perdeyi delip geçecek imani bir bakış gerek. / Ömer Sevinçgül
Habil mi kudretliydi, Kabil mi? Zahiren Kabil kudretli görünür, fakat aslında nefsani tutkularına hükmedebilen Habil daha kudretlidir. / Ömer Sevinçgül
Günler, aylar, yıllar hep vardı, kıyamete dek hep var olacak. Geçip giden zaman değil, sensin! / Ömer Sevinçgül
Güncel bir konu hakkında kelam ederken 'Biz eskiden...' diye söze başlayan yazarları okumak, konuşmacıları dinlemek gelmiyor içimden. / Ömer Sevinçgül
Gözlem yapmalısın... İnsanları dinlemelisin... Okumalısın... Hem kitapları hem de hayatı. / Ömer Sevinçgül
Görüntünü sevmiyor, aynaları yeniliyorsun. Nafile! Nasıl görünmek istiyorsan öyle olmalısın. / Ömer Sevinçgül
Gölgede duranın gölgesi olmaz. / Ömer Sevinçgül
Gençler hakkında konuşan pek çok, 'Gençler, siz ne düşünüyorsunuz?' diye soran pek yok. / Ömer Sevinçgül
Gençken idealistti, sonra pragmatist, sonra oportünist, en sonunda mevta oldu. / Ömer Sevinçgül
Gayenin meşru olması yetmez, vasıtanın da meşru olması gerekir. / Ömer Sevinçgül
Gâvur gâvurluğunu yapıyor ve yapacak, biz ne yapıyoruz ona bakalım. / Ömer Sevinçgül
Farklı olmak mı istiyorsun, öyleyse kendin ol! / Ömer Sevinçgül
Eyleme dönüşmeyen düşüncelerin, kararların insanı nasıl da zehirlediğini yaşayarak öğrendim. / Ömer Sevinçgül
Ey kalbim! Niçin bu kadar mahzunsun? Söyle bana, senin için ne yapayım? / Ömer Sevinçgül
Ey ahmak nefsim, mutlaka elinden alınacak olana niye bel bağlıyorsun? / Ömer Sevinçgül
Evet, takdir-i ilahi var. Fakat bir de tedbir-i insani var. Rüzgârın önünde kuru bir yaprak değilsin ki! / Ömer Sevinçgül
Haramlar helallere oranla devede kulak kadar, fakat sürekli kulaktan söz edersen dinleyenler deveyi kulak zannederler. / Ömer Sevinçgül
Eseri yerine kendini sergileyen yazar belki daha erken tanınır ama o nispette de çabuk unutulur. / Ömer Sevinçgül
Erkekler kadınlaştıkça kadınlar erkekleşiyor. / Ömer Sevinçgül
Engeller aşılmak içindir! / Ömer Sevinçgül
En iyiyi ararken iyiyi de yitirirsin. Daha iyiye, yazarak, her yazışta kendini bir adım daha geride bırakarak ulaşabilirsin ancak. / Ömer Sevinçgül
Emeller uzun, ömür kısa. Beklentiler büyük, dünya küçük. Arzular geniş, yeryüzü dar... Belli ki insan yalnız bu dünya için yaratılmamış. / Ömer Sevinçgül
El hubbu lillah... Muhabbet Allah için... Bir düşün bakalım kimi, ne adına seviyorsun! / Ömer Sevinçgül
Edepten mahrum olanın edebiyatından kimseye hayır gelmez. / Ömer Sevinçgül
Edebiyatı bir kısım ince duyguların tasvirinden ibaret sanmak tuzu kuru saray ediplerine özgü bir sapmadır. / Ömer Sevinçgül
Edebi eser, bazen sevenden sevilene sunulmuş bir gül, bazen de mazlumdan zalime atılmış bir gülledir. / Ömer Sevinçgül
Edebiyat da bir nevi 'amel'. Salih veya fasit olması sana bağlı. Her amel gibi onun da ruhu, ihlas. / Ömer Sevinçgül
Duyguları hakiki olmayan, öyleymiş gibi yapan bir yazar, ustaca bir dil de kullansa, mahirane bir kurgu da yapsa okurunu etkileyemez. / Ömer Sevinçgül
Dünyaya tutunan gölgeye tutunur. / Ömer Sevinçgül
Dünyada kesintisiz mutluluk ummak için tam bir aptal olmak lazım. / Ömer Sevinçgül
Dünya işi, ahiret işi diye bir tefrik yoktur. Allah namına yapılan her iş uhrevidir, onun namına olmayan her fiil dünyevidir. / Ömer Sevinçgül
Dünya denilen gurbet diyarına 'olmak' ve 'ölmek' üzere gönderildik. / Ömer Sevinçgül
Dünya da gül gibi dikenlidir, sımsıkı sarılırsan canın yanar. / Ömer Sevinçgül
Dünya sahnesinde rolümüzü oynuyoruz. Her hareketimiz kaydediliyor. Sonunda sahne kapanacak, hesaplar görülecek. / Ömer Sevinçgül
Dünyanın rahminde yaşayan bir bebek gibisin. Ecelin gelince ölüm yoluyla ebedi hayata adım atacaksın. / Ömer Sevinçgül
Dünya ayrılıklarla dolu... Ya sevdiklerimiz bizi bırakır giderler ya da biz onları bırakmak zorunda kalırız. / Ömer Sevinçgül
Dün gitti. Yarın gelmedi. Gün bu gün, dem bu dem! / Ömer Sevinçgül
Dolaylı üslubu, ikircikli, sinsi, bulanık dili sevmem, ne söyleyeceksem mertçe, dobra dobra söylerim. / Ömer Sevinçgül
Allah dişleri ve dudakları iki set yapmış, diline geleni söylemeyesin, sözü iki kez süzüp söyleyesin diye. / Ömer Sevinçgül
Dil ile düşünce arasında tenasüp vardır. Kelimelerin kadar düşünebilir, anlayabilir, anlatabilirsin. / Ömer Sevinçgül
Bu sene son senen, bu ay son ayın, bugün son günün olabilir! / Ömer Sevinçgül
Devamlı arkana bakarsan hızlı yürüyemezsin. / Ömer Sevinçgül
Derin İngiliz içerideki işbirlikçileriyle beraber direniyor, oyun üstüne oyun kuruyor, çağdaş Lawrence iş başında! / Ömer Sevinçgül
Hakikati aramak üzere demir asa demir çarık yola düşmüşsen, fakir dil en büyük engelin oluyor. / Ömer Sevinçgül
Derin düşüncelere dalmayan biri için az kelime bilmek önemsiz bir ayrıntı. / Ömer Sevinçgül
Deneyimlerin sonucunda şuna inandım: Kurtulmak istemeyen, kurtarılamaz. Kararlı olmayana yardım edilemez. / Ömer Sevinçgül
Demokrasi elbette kusursuz bir düzen değil, fakat mevcut yönetim biçimlerinin en az kötü olanı. / Ömer Sevinçgül
Demokrasi bir nitelik rejimidir, kendi aklı, iradesi ve tercihiyle karar verebilen özgür, olgun, yetişkin bireylerle var olabilir. / Ömer Sevinçgül
Dedim: 'Ne istiyorsun?' Dedi: 'Bir insan tarafından hakikaten sevilmek istiyorum.' / Ömer Sevinçgül
Dedi: 'Seni çok seviyorum.' Dedim: 'Hiç belli etmiyorsun!' / Ömer Sevinçgül
Dedi: 'Bu şehirde garibim.' Dedim: 'Bu dünyada garibim.' / Ömer Sevinçgül
Dedim: 'Muhabbet fedaisi kimdir?' Dedi: 'Muhabbet uğruna nesi varsa feda eden.' / Ömer Sevinçgül
Dedi ki: 'Unutma beni.' Dedim ki: 'Unutturma kendini.' / Ömer Sevinçgül
Daralıyor, bunalıyor, sıkılıyor... Neden? Her şeyi var ama 'bir' şeyi yok da ondan. / Ömer Sevinçgül
Daha fazla gererseniz aranızdaki ip kopar, ikiniz de kıç üstü düşersiniz. / Ömer Sevinçgül
Cihad yalnız silahla olmaz, ilimle, fikirle, malla da olur, boykot ederek zalimin malını almamak da bir nevi cihaddır. / Ömer Sevinçgül
Ciddiye alınmamak abartıcının peşin cezasıdır. / Ömer Sevinçgül
Dünya kısa sürede sesinin yankısını işitmek isteyenlerle dolu. Herkes bağırıyor. Fakat bu gürültühanede kim duyar, kim dinler! / Ömer Sevinçgül
Büyük sonuçlar büyük sıkıntıların çocuğudur. İnsan kan kusarak doğar dünyaya. / Ömer Sevinçgül
Büyük insan büyüklük taslamaz. Küçük insanlardır kendilerini büyük göstermeye çalışanlar. / Ömer Sevinçgül
Bütün yollar kabre çıkar ve kabirler ebedi âlemlere açılan kapılardır. / Ömer Sevinçgül
Bütün kuvvetimizi hakta ve ihlâsta bildiğimiz, bunu hâlimize yansıttığımız gün, hakkın sonsuz kuvvetini arkamıza alacağız. / Ömer Sevinçgül
Bugün senin için en yakın arkadaşını satan, yarın da başkası için seni satar. / Ömer Sevinçgül
Bu zamanda nicelik hâkim, nitelik mahkûm. Maalesef! / Ömer Sevinçgül
Bu sene son senen, bu ay son ayın, bugün son günün olabilir! / Ömer Sevinçgül
Bu milletin, koyun gibi güdülmek istemeyen, kendi aklıyla düşünen, kendi iradesiyle karar veren gerçek bireylere ihtiyacı var. / Ömer Sevinçgül
Boş konuşmak yerine muhatabını konuştur. / Ömer Sevinçgül
Bizim insanımız, tahsil de yapsa, makam sahibi de olsa 'Ya benimsin ya toprağın!' fanatizminden kurtulamıyor. / Ömer Sevinçgül
Allah kadirdir, her şeye gücü yeter, fakat aynı zamanda hakîmdir, sonucu sebeplere bağlamış. / Ömer Sevinçgül
Biz kader senaryosunu bilmiyoruz. İrademiz var, en uygun olanı seçmek ve yapmakla mükellefiz. / Ömer Sevinçgül
Biz kötülüğün parçası değiliz, ancak kötülük bizim bir parçamız. / Ömer Sevinçgül
Birini sevdi mi onun sevdiklerini de seviyor insan. 'Bir göz hatırı için çok gözler sevilir' diyen bilge haklı. / Ömer Sevinçgül
Birilerine hoş görünmek için tavizler verirsen belki bir şeyler kazanırsın ama mukabilinde şahsiyetini kaybedersin. / Ömer Sevinçgül
Birileri 'İlle kan!' diye kükrerken 'İlle mürekkep!' demeye yemin ettim. / Ömer Sevinçgül
Kendileri gibi düşünmeni istiyorlar. Bazen bu da yetmiyor. Kendileri gibi hissetmeni de istiyorlar. / Ömer Sevinçgül
Bir varmış bir yokmuş olmadan evvel uyan! / Ömer Sevinçgül
Bir toplumu geri bırakan nedenlerden biri de şu: Ezberle ve tekrarla! İlerleme için şunu demek lazım: Sorgula, araştır ve keşfet! / Ömer Sevinçgül
Bir topluluk isminin önüne 'İslami' sıfatını koymakla İslam olmuyor. Zulmeden, canice davranan kim olursa olsun zalimdir, hayduttur. / Ömer Sevinçgül
Bir sözü, metni yazarının ismini belirterek yayımlarsan 'alıntı' yapmış olursun, belirtmez de kendi sözün gibi yayımlarsan 'çalıntı' yapmış, hırsızlık etmiş olursun. / Ömer Sevinçgül
Bir sınav yeridir bu dünya, elbet iyi de olacak, kötü de. Hep iyilikler ve iyiler bulunsaydı imtihanın ne anlamı kalırdı! / Ömer Sevinçgül
Bir şehri kokusuyla dolduran bir şişe gülyağı gibi başarılı bir edebi eser de binlerce insanın ruhuna kokusunu yayabilir. / Ömer Sevinçgül
Bir olayla karşılaşınca kendi kendime hep şunu sorarım: Ben ne yapabilirim? / Ömer Sevinçgül
Bir olana inanmak, onu sevmek, onun adına yaşamak, her işte onun rızasını gözetmek sıfırın önüne bir koymaktır. / Ömer Sevinçgül
Nice defineler saklı ruhunun derin dehlizlerinde, keşfedilmeyi bekleyen. Bir bilsen! / Ömer Sevinçgül
Bir matruşka gibisin. Yaşın kadar sen varsın içinde. Sen kendinin toplamından ibaretsin. / Ömer Sevinçgül
Bir küçük ölümdür uyku, sabah olunca diriliyor, bir 'haşir' yaşıyorsun! / Ömer Sevinçgül
Bir kalem, bir defter. İşte yanından hiç ayırmaman gereken iki nesne! Kalem, parmaklarından biri olmalı, defter de ikinci hafızan. / Ömer Sevinçgül
Bir insanın karakterini anlamak istiyorsan, işte sana şaşmaz bir ölçü: Söz verince sözünde duruyor mu? / Ömer Sevinçgül
Bir insan ki, ne kimsenin efendisi ne de kimsenin kölesi. Issız tepede 'tek ağaç' kadar hür, fakat bir o kadar da yalnız. / Ömer Sevinçgül
Bir insan hakkında 'Katiyen hata etmez. Hiç yanılmaz, hep isabet eder' diye düşünen, fikirlerini, yapıp ettiklerini Kitap ve Sünnet mizanıyla tartmak yerine o şahsın görüşleriyle tartan kişi 'insana teslim' olmuş demektir. / Ömer Sevinçgül
Birini sevdi mi onun sevdiklerini de seviyor insan. 'Bir göz hatırı için çok gözler sevilir' diyen bilge haklı. / Ömer Sevinçgül
Her felsefe sisteminde az ya da çok ütopya var gibi geliyor bana. Yeryüzünde bir cennet hayali. / Ömer Sevinçgül
Sinsi bir hırsızdır zaman, hayallerini sezdirmeden alır gider, bir de bakarsın elinde yalnız hatıraların kalmış. / Ömer Sevinçgül
Bir gece vakti kaldır başını da yukarıya bak, yıldızlarla süslü gökyüzünü dünya sarayına tavan yapanı düşün! / Ömer Sevinçgül
Bir gece vakti aynaya bak ve sor: Ben kimim, ne biçim insanım, nasılım, ne hâldeyim, niçin yaşıyorum, nereye gidiyorum? / Ömer Sevinçgül
Bir gece kendi kendime sordum: Bana verilen en büyük nimet nedir? Dedim: Rabbim, Sensin! / Ömer Sevinçgül
Bir duvarla konuşmak fanatikle konuşmaktan daha akıllıcadır. Fanatik düşünmez, kendisine ezberletileni sürekli tekrar eder. / Ömer Sevinçgül
Bir dini dışarıdan yıkamıyorsan bir muhteris vasıtasıyla içini boşaltır, başka şekle dönüştürürsün. Bakınız: İsevilik ve San Paul. / Ömer Sevinçgül
Bir derdi, davası, yürek sızısı olmayan, sadece ün ve para için yazan yazarlar da var. Sadece 'edebiyat yapıyorlar'! / Ömer Sevinçgül
Bilirsin, istemekle yapmak arasında upuzun bir mesafe vardır. İnsan bir ömür bu berzahta çırpınır durur. Zihin tarihi alınan ama uygulanamayan kararlarla doludur. / Ömer Sevinçgül
Bilgin az olabilir ama düşünme meleken gelişmişse, bilgilerini kullanmayı biliyorsan, çok şey bilen ama bilgisini kullanmayı beceremeyen birine oranla daha iyi bir durumdasın demektir. / Ömer Sevinçgül
Benim gibi olmanı istemem, kendin gibi olmalısın. / Ömer Sevinçgül
Dikkatle dinledikten sonra dedi ki: 'Ben ölümden korkmuyorum ki... Ben hayattan korkuyorum.' / Ömer Sevinçgül
Ben sana nasıl yapılacağını soruyorum, sen bana neden yapılamayacağını anlatıyorsun! / Ömer Sevinçgül
Ben sana 'Ünlü olamazsın' demedim, 'Sanatkâr olamazsın' dedim. / Ömer Sevinçgül
Ben gerçeği söylemek için yazıyorum. Birilerinin hoşuna gider mi, gitmez mi diye düşünenden yazar da olmaz, adam da. / Ömer Sevinçgül
Bazı duyguları kelimelere dökme çabası rüzgârı elle yakalamaya benziyor. / Ömer Sevinçgül
Bazen güzel en güzelden daha güzeldir. En güzel için güzeli kenara atma! / Ömer Sevinçgül
Baskı yapar, kendi düşüncelerini dayatırsan, beni eritir, tüketir, yok edersin. Bunu göremiyor musun? / Ömer Sevinçgül
Başkasının gözüne girmenin ne önemi var, sen kendi gözünden düşme, yeter. / Ömer Sevinçgül
Başa gelen her olay bir sınav sorusu. Sonuçlar mahşerde açıklanacak. / Ömer Sevinçgül
Barışı korumak savaşmaktan daha zor. / Ömer Sevinçgül
Bana kâfirin küfrünü, zalimin zulmünü anlatıp durma, sen neler yapıyorsun onu söyle. / Ömer Sevinçgül
Kendimi sana karşı sorumlu hissediyorum, çünkü sen bana güvendin. / Ömer Sevinçgül
Güzel görmek, güzel düşünmek, hayatından lezzet almak istiyorsan ruhunu arındır. / Ömer Sevinçgül
Ayna kirliyse ona yansıyan her nesne kirli ve çirkin görünür. Ruhlar da birer ayna. / Ömer Sevinçgül
Aydınlık bir kaynaktan gelir, oysa karanlık kaynaksızdır. / Ömer Sevinçgül
Aşk bencildir, karşılık bekler, ağlar ve ister. Şefkat fedakârdır, verir ama karşılık beklemez. / Ömer Sevinçgül
Aşırı kötüleme kötüye taraftar kazandırır. / Ömer Sevinçgül
Allah tanınmazsa kâinat bir hiçtir, başında bir olmayan milyarlarca sıfırın hiç olması gibi. / Ömer Sevinçgül
Allah iki kulak, bir dil vermiş, iki dinleyesin, bir konuşasın diye. / Ömer Sevinçgül
Akıl gerçeği bulmakta yegâne ölçü olsaydı tüm düşünürlerin aynı noktaya varması gerekirdi, oysa her biri ayrı telden çalıyor. / Ömer Sevinçgül
'Ne yapıyorsun?' dedi. 'Şeytan taşlıyorum' dedim. 'Hani taşların?' dedi. 'Taşlarım, kelimeler' dedim. / Ömer Sevinçgül
'Ne iş yaparsın?' diye sordu. 'Yazarım. Gençler için kitap yazıyorum' dedim. 'Kitapta ne yazıyorsun?' dedi. Ne desem? Baktım laf uzayacak, 'En son hangi kitabı okudun?' dedim. Sustu... Düşündü... Neden sonra 'Yaz, yaz. İyidir. Gençler okusun' dedi. / Ömer Sevinçgül
'Kuvvet haktadır' diye yola çıkmışlardı, zamanla güçlerine, servetlerine, sayılarına güvenip 'Hak kuvvettedir' ilkesine uygun davranmaya başladılar. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. / Ömer Sevinçgül
'Bu, haktır' diyene sözüm yok. 'Hak, budur' diyenden korkarım. 'Hak, ben'im' diyenden Allah korusun! / Ömer Sevinçgül
'Yazar olmak istiyorum, ne tavsiye edersin?' dedi. 'Halk Edebiyatı eserlerinden beslen, bol bol türkü dinle' dedim. / Ömer Sevinçgül
'Yazar olabilir miyim?' sorusunun cevabını senden başka kimse veremez. Bunu zamanla kendin göreceksin. / Ömer Sevinçgül
'Yapabilirim' diye yola çıkıyor, sonra 'Yapamıyorum' safhasından geçiyor, nihayet 'Yapamam' noktasında karar kılıyorsun. Yapma! / Ömer Sevinçgül
'Önümde engeller var' diyordu ama bir yandan da biliyordu ki önündeki en büyük engel kendisidir. / Ömer Sevinçgül
'Seni seviyorum. Sen beni sevmesen de seviyorum. Madem bensiz daha mutlusun, var git mutlu ol' demek zor. / Ömer Sevinçgül
'Kitab'ı yeryüzünde sadece sen varmışsın da yazılanların yegâne muhatabıymışsın gibi okumalısın. / Ömer Sevinçgül
'Geçecek' derler. 'Geçer' derler. 'Geçti' derler. Geçmez! Geçmiş hiçbir zaman geçmez! / Ömer Sevinçgül
'Zamanın ruhu' diyor ki: 'Biz' diyen kazanır, 'ben' diyen kaybeder. / Ömer Sevinçgül
'Tek adam' olma sevdasına kapılanlar meziyetleri, başarıları kendilerine, hataları, kusurları emrindekilere layık görürler. / Ömer Sevinçgül
'Kitap'tan daha önemli bir şey olsaydı Allah insanlara onu indirirdi. / Ömer Sevinçgül
'Kimsin, necisin, ne istiyorsun?' diye sormak yerine muhatabımızı kendimiz tanımlamayı tercih ediyoruz. Ah kolaycılık! / Ömer Sevinçgül
'İslam' sadece Allah'a 'teslim' olmaktır. İnsana mutlak teslimiyette 'şirk' kokusu vardır. / Ömer Sevinçgül
'İnsan' olamadan 'İslam' olanlardan illallah! Beden kötürümse elbise güzel olmuş kaç para! / Ömer Sevinçgül
'İbadet' diyorum, 'Sonra' diyorsun. Ey nefsim! 'Yarın'la randevun mu var? / Ömer Sevinçgül
'Edep'ten mahrum olanın 'edeb'iyatından kimseye hayır gelmez. / Ömer Sevinçgül
'Dostum yok' diye sızlanıyorsun. Peki, sen birinin dostu olabildin mi? / Ömer Sevinçgül
'Bir kitaptan çok söz ediliyorsa o kitap iyidir' algısı medya ile güdülen sürüye özgüdür. Birey ol, iradeni kullan! / Ömer Sevinçgül
'Beni anlamıyor' diyorsun. Belki öyledir. Fakat kim bilir, belki de sen kendini anlatamıyorsundur. / Ömer Sevinçgül
Canını değil, ömrünü veren ve inandıklarını yaşayandır bu zamanın kahramanı! / Ömer Sevinçgül
Bugün senindir, istediğini yapabilirsin ama. yarına sahip değilsin! / Ömer Sevinçgül
Her varlık sona akar. Gecede kaybolur gündüz. Yaz, kışa dökülür. İnsan, ölüme. Gecenin sonu nehar, kışın akıbeti bahar. Çizginin berisi dünya, ötesi başka diyar. üjdeler olsun ölümde hayat var! Güller, misal! Güller ki, bir baharda yiter, bir baharda biter. Güller ki. Bugün ağlar, yarın güler. / Ömer Sevinçgül
Kıssadan maksat hissedir, hisseden maksat ibrettir. elbet alana! Zira nadanın nasibi yoktur ibretten yana. / Ömer Sevinçgül
Yorumlar 💬
Henüz yorum yazılmamış.

İlk yorum yazan sen ol!

Misafirlerin Şu Anda Baktığı Ünlüler
1💬
Ali Lidar Ali Lidar
0💬
Plautus Plautus